Kelkit`in Sadak köyü sınırlarında, Roma İmparatorluğu`nun doğu sınırındaki 4 büyük lejyondan 15`inci Apollinaris Lejyonu’nun 600 yıl hüküm sürdüğü Satala Antik Kenti’nde 4 yıl önce Kültür ve Turizm Bakanlığı, Müzeler Genel Müdürlüğü, Gümüşhane Valiliği ve Türk Tarih Kurumu’nun desteğiyle 25 dönüm alanda kazı başlatıldı.
Lejyonun ana kampı olan "castrum"da yapılan kazılarda, Roma imparatorluğu dönemine ait lejyon yapıları ile erken tunç çağı, erken demir çağı, erken hıristiyanlık dönemine tarihlenen seramik parçaları, taş figürler, seramik kap, sütun parçaları, galeri, mezar ve çeşitli objeler bulundu.
Urartu savaşçısının bronz kemeri bulundu
Urartu savaşçısının bronz kemeri bulundu
Kurtarma kazısıyla açılan bir mezarda ise, milattan önce dokuzuncu ve sekizinci yüzyılda Doğu Anadolu’da hüküm sürmüş Urartu Devleti’nin bölgedeki varlığını kanıtlayan bronzdan yapılmış savaşçı kemeri de keşfedildi.
Urartu dönemi işçiliğini taşıyan parçalar halindeki kemerde, Urartuların baş tanrısı Haldi ile tanrı ve tanrıça figürleri, bitki, hayvan sembolleriyle çeşitli motiflerin işlendiği görüldü.
3 bin yıllık yerleşim yerinin izleri bulundu
3 bin yıllık yerleşim yerinin izleri bulundu
Kazı alanı içerisinde ayrıca Bizans İmparatorluğu döneminde hamama dönüştürülen bir bazilika da tespit edildi.
Kazılar sırasında, lejyondan sonra bölgede varlık sürdüren Bizans imparatorluğunu simgeleyen taş lehvalar ile sütun başlığı da bulundu. Erken hıristiyanlık dönemini simgeleyen taş buluntuların, bölgenin lejyondan sonra piskoposluk kenti olarak varlığını sürdürdüğünü işaret ediyor. Son kazılarda ortaya çıkan tüm bulgularla birlikte, bölgenin 3 bin yıllık bir yerleşim yerinin izlerini taşıdığı ve 5 bin yıllık geçmişe sahip olduğu kaydedildi.
Elde ettiğimiz önemli bulgular var
"Elde ettiğimiz önemli bulgular var"
Bartın Üniversitesi Arkeoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Satala Kazı Başkanı Doç. Dr. Şahin Yıldırım, "Satala Antik Kenti`ndeki kazı çalışmaları 2017 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı`nın vermiş olduğu izinle başlatıldı ve buradaki kazı çalışmaları yaklaşık 4 yıldan beri sürdürülmekte. 2020 yılından itibaren de Cumhurbaşkanlığı kararlı bir kazı çalışması haline geldi. Ben de Satala Antik Kenti’nin kazı başkanıyım. Kültür ve Turizm Bakanlığı adına buradaki kazı çalışmalarını yürütüyorum. Elde ettiğimiz önemli bulgular var. Özellikle bu bulgular arasında da Roma imparatorluk dönemine tarihlendirilen 15`inci Lejyonun ana üssü olarak bildiğimiz "castrum" kalesinde yapmış olduğumuz çalışmalar, kentin tarihinin oldukça erken dönemlere kadar indiğini bize göstermekte ve özellikle "castrum" olarak adlandırdığımız bu alanda yürüttüğümüz çalışmalar sırasında burada üçüncü bine kadar inen bulgularla karşılaştık" dedi.
Urartuların varlığını gösteren önemli bulgularla karşılaştık
"Urartuların varlığını gösteren önemli bulgularla karşılaştık"
Kentin 5 bin yıllık bir geçmişinin olduğunu söyleyen Doç. Dr. Şahin Yıldırım, "Günümüzden 5 bin yıl öncesine kadar burada bir yerleşimin olduğunu gösteren bulgular mevcut. Akabinde Satala çevresinde hem "castrum" içerisinde, hem de yerleşim merkezinin çevresinde Gümüşhane Müzesi Müdürlüğü’yle beraber yapmış olduğumuz çalışmalar sırasında da, yine bu bölgede Urartuların varlığını gösteren çok önemli bulgularla karşılaştık. Özellikle buradaki çıkartılan bu hem şehir içerisindeki mezarlarda ve içeride yapmış olduğumuz çalışmalar sırasında Urartu savaşçılarına ait kemerler ve yine mezarlarda ortaya çıkartılmış bulgularla karşılaştık. Satala’da yürütülen çalışmalar sırasında ve Urartuların buradaki varlığını kesinlemiş durumdayız. Satala`nın Urartu çağında önemli bir merkez olduğunu gösteren bulgular mevcut. Özellikle hemen arkamızdaki bu kalenin olduğu bölümdeki üst kısımdaki yerler olasılıkla Urartu döneminde de bir merkezin varlığını bize göstermekte" açıklamasını yaptı.
Yükleniyor lütfen bekleyiniz