Ziyaretçilerini adeta tarih yolculuğuna çıkaran ve eğitim ortamı olarak da kullanılan müzede, 1940`lı yıllardan kalan piyano, tahta sıra, siyah önlük, geleneksel giysiler, müzik aletleri, radyolar, film makineleri, telefon, dikiş makineleri, daktilo, kabartma haritalar, mikroskop, Kur`an-ı Kerim gibi yaklaşık 400 eser bulunuyor.
Milli, manevi ve kültürel değerleri benimseyen, koruyan ve geliştiren, sanat ve kültür eserlerini tanıyan, mantık ve beğeni duygusu gelişmiş bireyler yetiştirilmesine katkı sunulmasının hedeflendiği müzeyi, öğrencilerin yanı sıra vatandaşlar da gezebiliyor.
Müzeler toplumların hafızası
"Müzeler toplumların hafızası"
İl Milli Eğitim Müdürü Fazilet Durmuş, yaptığı açıklamada, müzelerin, toplumların hafızası olduğunu söyledi.
Çocukların, geçmişini anlayarak geleceği kavrayabilme becerisi elde etmesini istediklerini belirten Durmuş, "İşin özeti, medeniyetimizin tasavvurundaki güzellikleri geleceğe aktarabilmek için köprü kurabilmek istiyoruz. Bunu yapabilmenin ana yolu da tarihinize, geçmişinize ve kültürünüze olan bağlılığınız ve onu tanımanızla alakalı. Çocuklara bu bağı kurdurabilirsek, geleceği daha iyi inşa edebileceklerini düşünüyoruz. Bu müze, bu çalışmayla başlatılmış bir süreç oldu." diye konuştu.
Durmuş, müzeye eğitim süreçlerinde kullanılmış materyalleri tedarik etmeye çalıştıklarını dile getirerek, şöyle devam etti: "Eğitimi ön plana çıkararak eğitim-öğretimin, sadece sınıf duvarlarından ibaret değil de hayatın her noktasını okuyabilmekle sürebildiğini, çocuklarımıza, yaşayarak öğretmeye çalışıyoruz. Müzeler bize geçmişte yaşananları, o günkü araçların nasıl kullanıldığını analiz ederek farklı düşünebilmeye zemin açıyor. Müzeler sadece gezilip görülen yerler değil, aynı zamanda düşünme becerimizi, analiz kabiliyetimizi artırabilecek mekanlardır. Bunu da en iyi eğitim ortamları ile müzeyi bir araya getirdiğimizde sağlayabiliyoruz."
Sakarya Anadolu Lisesi Müdürü Nil Nilgün Uygul da müzenin, Sakarya`daki muhtelif okulların arşivlerinde bulunan evraklar ve kullanılan eşyalarla oluşturulduğunu anlattı.
Sakarya Anadolu Lisesi Müdürü Nil Nilgün Uygul da müzenin, Sakarya`daki muhtelif okulların arşivlerinde bulunan evraklar ve kullanılan eşyalarla oluşturulduğunu anlattı.
Öğrencilerin en çok müzik ve sinema aletleri dikkatini çekiyor
"Öğrencilerin en çok müzik ve sinema aletleri dikkatini çekiyor"
Öğrencilere geçmişte eğitimin nasıl olduğunu ve okullarda hangi materyallerin kullanıldığını göstermek istediklerini dile getiren Uygul, "Müzenin çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Müzemiz diğer okulların ziyaretine açık. Randevu sistemiyle öğrenciler okulumuza gelip müzemizi gezebiliyorlar. Halka da açık bir müzemiz, 09.00-17.00 saatlerinde açık." ifadelerini kullandı.
Uygul, şunları kaydetti:
Uygul, şunları kaydetti:
"Müzemizde bu malzemelerin arasında, bizim için büyük bir kilometre taşı siyah önlüğümüz ve eskiden kullanılan kıyafetlerimiz de mevcut. Öğrencilerin özellikle müzik ve sinema aletleri çok dikkatini çekiyor. Bence görülmesi gereken bir müze. Öğrencilerimiz, bu müzede tarihe yolculuk yapmış oluyorlar, annelerinin ve babalarının hangi şartlarla nelerle eğitim görmüş olduğunu görüyor. Bugün ile dünü karşılaştırıp buna göre bakış açılarını ileriye doğru çevirmiş oluyorlar."
Öğrenci Beste Dinçer ise müzeyi çok sevdiğini belirterek, "Buranın çok güzel bir havası var. Bu kadar tarihi eserin burada bulunması gerçekten harika bir şey. Bu müzeye girince tarihte yolculuk yapmış gibi oluyoruz. Eski aletleri görmeyi seviyorum, eskiye götürüyor bizi. En çok daktilolar ve müzik aletleri dikkatimi çekti. 1940 yılından kalma bir piyano var. Sinema makinelerini daha önce hiç görmemiştim. Dikiş makinelerini görmek de hoşuma gitti. Siyah önlük var, bizim eskiden giydiğimiz mavi önlük gibi. Nostaljik oldu bayağı." diye konuştu.
Hayatımda ilk defa gördüğüm çok eser vardı
"Hayatımda ilk defa gördüğüm çok eser vardı"
Öğrenci Elifsu Demir, müzede insanı çok şaşırtan eserlerin bulunduğunu aktardı. Eserler arasında en çok mikroskoplar ile 18-19. yüzyıla ait olduğu tahmin edilen Kur`an-ı Kerim`in dikkatini çektiğini belirten Demir, "Elle kullanılan bir matkap vardı, daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim. Aynı zamanda farklı türde dikiş makineleri vardı, onlar ilgimi çekti. Farklı kameralar vardı, daha önce hiç görmemiştim. Anneannemin evinde gördüğüm eski bir radyo vardı. Müzede hayatımda ilk defa gördüğüm çok eser vardı." ifadelerini kullandı.
Yükleniyor lütfen bekleyiniz