Otistik çocukların eğitmenler eşliğinde aldığı atla terapiyle her yönleriyle gelişmelerine katkı sağlayan, Sevgi Evleri`nde kalan ve şehitlerin çocuklarına da kapılarını ücretsiz açan Önsoy, iş adamlarının bu tür projelerde yer alıp kısıtlı imkanlı gençlerin binicilik sporuna kazandırılmasını istiyor.
Sakarya Atlı Spor Köyü`nün (SASK) kurucusu Fatih Önsoy, yaptığı açıklamada, çocuklarını at biniciliğine götürdüğünde tanıştığı otizmli bir çocuktan çok etkilendiğini dile getirdi.
Sakarya Atlı Spor Köyü`nün (SASK) kurucusu Fatih Önsoy, yaptığı açıklamada, çocuklarını at biniciliğine götürdüğünde tanıştığı otizmli bir çocuktan çok etkilendiğini dile getirdi.
Öncesinde yürüyemeyen çocuğun, binicilik sporuyla ileri gelişme sağladığını ancak tedaviye devamlı ücret ödediğini öğrenince otizmli bireyler ile Sevgi Evleri`nde kalan çocuklar ve şehit çocuklarını da kapsayan proje hazırladıklarını anlattı.
Öncesinde yürüyemeyen çocuğun, binicilik sporuyla ileri gelişme sağladığını ancak tedaviye devamlı ücret ödediğini öğrenince otizmli bireyler ile Sevgi Evleri`nde kalan çocuklar ve şehit çocuklarını da kapsayan proje hazırladıklarını anlattı.
Önsoy, bu kapsamda yer tahsisini gerçekleştirip tesisleri hızlıca kurduklarını belirterek, "Tesisimizde ilk olarak Sevgi Evleri`nde kalan çocuklarımızı ağırladık. Şimdi de otizmli bireylere hippoterapi eğitimi veriyoruz. Şehitlerimizin emaneti olan çocuklarımıza da gerekli eğitimi vereceğiz." diye konuştu.
Her şeyi devletin yapmasını beklemediklerini ve iş insanlarının bu konuda ellerini taşın altına koyması gerektiğini vurgulayan Önsoy, "Tüm kardeşlerimizi lisanslı binici yapıp gerektiğinde uluslararası yarışmalarda desteklemeyi hedefliyoruz. Artık iş adamlarının da bu tür projelerde yer alıp sporcuların önünü açmaları gerektiğini düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Hippoterapi duyu bütünlem çalışmalarının temelini oluşturur
"Hippoterapi duyu bütünlem çalışmalarının temelini oluşturur"
Otizm Federasyonu Başkan Yardımcısı Çağdaş Çelik de otizmle ilgili birçok terapi ve eğitim yönteminin bulunduğunu, bunlardan birinin de hippoterapi olduğunu söyledi.
Atlı terapinin hem eğitim hem de terapi boyutunun olduğuna işaret eden Çelik, şöyle devam etti:
Atlı terapinin hem eğitim hem de terapi boyutunun olduğuna işaret eden Çelik, şöyle devam etti:
"Özellikle altını çizmemiz gereken konu, hippoterapi duyu bütünleme çalışmalarının temelini oluşturur. Otizmli bireyler vücut farkındalığını ve vücudu nasıl konumlandıracağını öğrenir çünkü alttan almış olduğu bir uyaran var. Bunu kendisini tekrar eden hareketlerde kullanıyor ve bunu hayatında pekiştirdikçe vücudunu daha fonksiyonel kullanabilmesini öğreniyor."
Çelik, bu tür eğitimde psikolojik, fiziksel ve sosyal faktörlerin söz konusu olduğuna değinerek, "Fiziksel anlamda çocuklarımızın küçük ve büyük motor kaslarında problem olabiliyor, hippoterapi yoluyla atla olan ilişkisinde bir temas var. Çocuklarımız, bu tür eğitimlerle çalışmayan kas gruplarını aktif hale getirmesiyle vücudunu tanımayı öğreniyor. Bu da diğer eğitim ve terapilerle bütünsel anlamda otizmli bireyin hayatına olumlu yansıyor." diye konuştu.
Bireylerin otizmden uzaklaşıp başka bir alana dikkatini vermesini sağlayan hippoterapinin dünyada uzun zamandır kullanıldığını anlatan Çelik, "Ülkemiz bu yöntem için çok fazla avantajlı olmasına rağmen çok aktif değil. Gerek özel sektör gerekse yerel yönetimlerin destekleriyle bu tür projelerin sayısı artıkça hem özel gereksinimli bireyler bu eğitimlerden faydalanmış olacak hem de ülkemizde sosyal farkındalık oluşturmuş olacağız." ifadelerini kullandı.
Hippoterapi eğitmeni Abdullah Berke Yanar da otizmli bireylerin atla terapide ikinci dersten sonra değişim gösterdiklerini ve 20`nci dersten sonra tamamen el ayak, bel omuz ve baş senkronizasyonunu yakaladıklarını kaydetti.
Eğitimler sırasında atların saniyede 100 sinirsel noktayla temas kurduğunu, böylece denge koordinasyonunun sağlandığını aktaran Yanar, atla terapide otizmli bireylerin sosyal davranışlarında rahatlama yaşadıklarını söyledi.
Atlarla gezmeyi çok seviyorum
"Atlarla gezmeyi çok seviyorum"
Terapi alan çocuklardan Ömer Faruk Özbudak, eğitimlerinin iyi geçtiğini belirterek, "Atları seviyorum, yelelerini okşuyorum. Çok eğlenceli geçiyor. Atlarla gezmeyi çok seviyorum." dedi.
Yükleniyor lütfen bekleyiniz