Boğaziçi`nin Anadolu yakasında Vaniköy ile Beylerbeyi arasında bulunan, İstanbul`un gözde semtlerinden Çengelköy`de ismiyle müsemma Çengeloğlu Sokak`ta müşterilerini ağırlıyor Erol Dutkun.
Boğaziçi`nin Anadolu yakasında Vaniköy ile Beylerbeyi arasında bulunan, İstanbul`un gözde semtlerinden Çengelköy`de ismiyle müsemma Çengeloğlu Sokak`ta müşterilerini ağırlıyor Erol Dutkun.
Doğma büyüme Çengelköy`ün yerlisi olan Dutkun, uzun yıllardır baba mesleği olan esnaflığı sürdürüyor.
Çok sevdiği Türk Musikisini henüz 12 yaşındayken dinlediği TRT radyosunda keşfeden Dutkun, kendisine bir repertuvar oluşturmaya, duyduğu eşsiz şarkıların notlarını tutmaya başladıysa da babasını ikna edemeyince konservatuvar eğitimi hayalini bir türlü gerçekleştiremedi.
Evli ve iki çocuk babası olan Erol Dutkun, babasının tuhafiye dükkanında başladığı hayat serüvenini uzun yıllardır esnaf olarak sürdürdüğünü kaydederek, "Son 12 senedir çay ocağı işletiyorum Çengelköy`de. İnsanlara güzel çay yapıp, güzel hizmet vermek istiyorum." şeklinde konuştu.
Dükkanına gelen müşterilerine çay servisi yaparken aynı zamanda Türk Sanat Müziği söylediğini belirten Dutkun, Türk sanat müziği sevgisinin çocuk yaşta başladığını anlattı.
Dükkanına gelen müşterilerine çay servisi yaparken aynı zamanda Türk Sanat Müziği söylediğini belirten Dutkun, Türk sanat müziği sevgisinin çocuk yaşta başladığını anlattı.
Dutkun, şöyle devam etti: "Türk Sanat Müziği sevgim 12 yaşımdayken başladı. Radyonun başına otururdum, sanat müziği programları olurdu 1 saat, haftada birkaç gün, onları dinlerdim. Oturup kağıt kalemi alır şarkıları yazardım. Tekrar o şarkı çıktığı zaman ona eşlik ederdim kağıttan. Sonra şarkı defterleri aldım. Çengelköy`de `Nur` isimli sinemamız vardı. Her yaz burada konserler olurdu. O dönemin bütün sanatçılarını biz Çengelköy`de seyrettik. Gönül Yazar, Nuri Sesigüzel... Bütün sanatçılar burada sahneye çıkardı biz de onları dinlerdik. Tabii sanat müziği bambaşka bir sevgi. Bu bende ilerledikçe meclislerde söylemeye başladım. Baktım ki sesim de gidiyor... Çok güzel okurdum. Yine okuyorum ama eski sesim yok."
Babama yalvardım
"Babama yalvardım"
Babasına kendisini konservatuvara göndermesi için ısrar ettiğini dile getiren Dutkun, "Babama çok yalvardım beni konservatuvara yollasın diye. Beni yollamadı. `Geç dükkanın başına` dedi. Biz de esnaf olarak büyüdük. Konservatuvara gidememek içimde kaldı. Onu nasıl giderdim? Bir düğün olsun, gittiğimiz bir eğlence mekanında olsun sahneye çıkıp bir-iki şarkı okurdum. Burada da şimdi okuyorum gelenlere." dedi.
Çay içene mini konser
Çay içene mini konser
Çay içmeye gelen müşterilerine istek parçalarını okuduğunu ve vatandaşlardan güzel tepkiler aldığını kaydeden Erol Dutkun, "Müzikle uğraşanlar kötü şeylerle uğraşmaz. Müzik iyidir; insanları bağlar, birleştirir. İstiyorlar okuyorum hiç çekinmem, kırmam da. Biliyorsam okuyorum, bilmiyorsam da başka bir şarkı okuyorum. Komşularımız mahalledekileri herkes eşlik eder bana." ifadelerini kullandı. İyi çay yaptığını vurgulayan Dutkun, bazı müşterilerinin isteklerine gösterdiği tepkiyi dile getirerek, "Oralet isteyene caz yapıyorum, kızıyorum yani. Çay isteyene hicaz. Herkes alıştı bana." diye konuştu.
Yükleniyor lütfen bekleyiniz