Yıllardır sistematik zulme maruz kalan Arakanlı Müslümanlar, son zamanlarda da eyalette ordu ile etnik silahlı gruplar arasındaki çatışmalarda kayıplar veriyor.
Arakan`da, Myanmar ordusu ile eyalette özerklik talebiyle silahlı eylemler düzenleyen Budist Arakan Ordusu örgütü arasındaki silahlı çatışmalar nedeniyle Arakanlı Müslümanlar da güvenlik, sağlık, insan hakları alanlarında, ekonomik ve siyasi çok sayıda sorunla karşı karşıya kalıyor.
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, haziran ayında İsviçre`nin Cenevre kentinde düzenlenen BM İnsan Hakları Konseyi`nin 44. Oturumunda okuduğu Arakanlı Müslümanların insan hakları durumuna ilişkin raporda, Myanmar`da Arakanlı Müslümanların insan hakları durumunda hiçbir iyileşme olmadığını ve köylerinin yakılmaya devam edildiğini belirtti.
Arakan eyaletinde devam eden çatışmaların bölgedeki tüm toplulukları olumsuz etkilediğine işaret eden Bachelet, Bangladeş`e sığınan Arakanlı Müslümanlar için güvenli, onurlu ve sürdürebilir geri dönüş koşullarının halen mevcut olmadığının altını çizdi.
Myanmar ordusunun (Tatmadaw), mayıs ayında, 2017`den önce Arakanlı Müslümanların yaşadığı Buthidaung ilçesinin büyük bir bölümünü yine yaktığını ifade eden Bachelet, görgü tanıkları ve uydu görüntülerine göre, Arakanlı Müslümanların yaşadığı onlarca köyün "kül yığını" haline geldiği bilgisini paylaştı.
Arakan Rohingya Birliği (ARU) tarafından geçen ay Uluslararası Adalet Divanına sunulan raporda da Arakan`da, ordu ile etnik silahlı gruplar arasındaki çatışmalarda sivillerin hayatını kaybettiği ya da yerlerinden edildiği bildirildi.
Raporda, Arakan eyaletinde Myanmar ordusu ile Budist Arakan Ordusu örgütü arasındaki çatışmaların, Arakanlı Müslümanlara (Rohingya) ait yerleşimlerin Budist militanlar ve mültecilerce işgal edilmesine zemin hazırladığı belirtildi.
Arakanlı Müslümanlar, devletsiz sayılıyor
Arakanlı Müslümanlar, "devletsiz" sayılıyor
Myanmar`da 1970`lerden bu yana zulüm ve sistematik baskıya uğrayan Arakanlı Müslüman nüfusun büyük çoğunluğu, topraklarını terk ederek bölge ülkelerine göç etti.
Ülkede, 1982`de kabul edilen yasayla vatandaşlık haklarını kaybeden Arakanlı Müslümanlar, "devletsiz" sayılıyor.
BM tarafından "dünyada en fazla zulüm gören azınlık" olarak kabul edilen Arakanlı Müslümanlar, ülkede şiddet olaylarına, yasal, ekonomik ve toplumsal ayrımcılığa maruz kalıyor.
Myanmar`ın Bangladeş sınırı yakınlarındaki Arakan eyaletinde yaşayan Müslüman azınlık, bugüne kadarki yönetimlerce "Bangladeş`ten gelen göçmenler" olarak görülüyor ve resmi belgelerde, "Bengalli" olarak adlandırılıyor.
Hala 135 ayrı etnik grubun resmi olarak tanındığı Myanmar`da, radikal milliyetçi Budistler, Arakanlı Müslümanların resmen tanınmasına karşı çıkıyor.
Myanmar üzerindeki uluslararası baskı giderek arttı
Myanmar üzerindeki uluslararası baskı giderek arttı
BM`nin yaptığı değerlendirmeler, Myanmar ordusunun Arakanlı Müslümanlara yönelik zulmüne uzun zaman sessiz kalan çoğunluğun, Myanmar`a yönelik uluslararası baskıyı artırdığına işaret etti. BM`nin kurduğu Uluslararası Myanmar Bağımsız Araştırma Misyonu`nun, 2018`in eylül ayından 2019 eylülüne kadar Myanmar`daki bulgularını içeren raporunda, "Arakan Müslümanlarının (Rohingya) durumu, misyon için ciddi bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor." Myanmar hükümetinin Arakanlı Müslümanlara karşı şiddet eylemlerinin "soykırım niyetiyle" yapıldığının yeni delillerle pekiştiği ve hükümetin Müslümanlara karşı "sistematik ve geniş çaplı insanlık dışı eylem ve zulmünün" sürdüğünü duyurdu.
BM Genel Kurulu, 2019`un aralık ayı sonunda, Myanmar yönetiminin Arakanlı Müslümanlara yönelik insan hakları ihlallerini şiddetle kınayan bir karar tasarısını kabul etti. Söz konusu karar tasarısına 134 ülke evet oyu verirken, 9 ülke hayır oyu kullandı. Myanmar yönetiminin başta Arakanlı Müslümanlar olmak üzere bölgedeki azınlıklara yönelik işkence, tecavüz ve keyfi tutuklama gibi uygulamalarını eleştiren karar tasarısında, yönetime bu konularda gerekli tedbirleri alma çağrısında bulunuldu.
Uluslararası Adalet Divanı, ocak ayında, Gambiya`nın İslam İşbirliği Teşkilatı adına Myanmar`a karşı açtığı davada, Arakanlı Müslümanların "gerçek ve acil tehdit altında olduğuna", Myanmar`ın, Arakanlı Müslümanlara yönelik soykırımın engellenmesi için gerekli tedbirleri almasına ve bununla ilgili raporu da 4 ayda sunmasına hükmetti.
BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor. İnsan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanların güvenli ortam sağlanmadan Myanmar`a dönmelerinin, yeni bir etnik temizlik girişimine yol açacağı endişesini taşıyor.
Yükleniyor lütfen bekleyiniz