Camili Mahallesi`ndeki Osmanbey İlkokulunda görevli sınıf öğretmeni Özgür Yılmazer, geçen yıl yazdığı "Sevgili Günlük" kitabının ardından farklı kentlerdeki öğrencilere yönelik hikaye yazma konusunda söyleşi düzenlemeye başladı.
Kendi öğrencilerine de küçük hikayeler yazdıran Yılmazer, bunları kitaplaştırmaya karar verdi. 4. sınıf öğrencilerinin hikayelerini derleyen Yılmazer, 23 öğrencinin 17 hikayesinden oluşan 100 sayfalık kitabı tamamlayıp bastırdı.
Kitabın basılacağından habersiz küçük hikayeler yazan öğrenciler, küçük yaşta yazar olma duygusunu tatmanın mutluluğunu yaşıyor.
Özgür Yılmazer, söyleşilerle çocukları yazma konusunda bilinçlendirmeye çalıştığını söyledi.
Öğrencileriyle hikaye yazma çalışmalarına yoğunluk kazandırdığını anlatan Yılmazer, "Onlarla daha etkili, tamamlanmış hikayeler yazmaya başladık. Kitap çıkaracağımızdan haberleri yoktu. İyi de oldu çünkü odaklanmalarını istemedim, daha doğal şeyler olsun istedim. Her birinden çok güzel eserler çıktı." diye konuştu.
Yılmazer, kitaptaki 17 hikayenin 10`unu öğrencilerin bireysel, 7`sini grup olarak yazdığını aktararak, şöyle devam etti: "Çocuklar adına çok mutlu ve gururluyum. İnşallah ömürleri boyunca bu kitabı saklayacaklar ve o kitap onlara ışık olacak. İnanıyorum ki yıllar sonra karşıma küçük değil, büyük yazarlar olarak çıkacaklar ve onlardan imzalı kitaplarını alacağım. Kitabımız 80 sayfadan oluşuyor. Bütün dizgisini ben hazırladım. 100 kitap bastırdık ama daha sonra öğrencilerimiz talep ederse istediğimiz kadar basabiliriz. İlk etapta öğrencilerimize karne hediyesi olarak vereceğim, onlar da arkadaşlarına, komşularına, akrabalarına istedikleri kadar dağıtacak. Onlarda o gururu bir daha yaşayacak. Kitaptaki hikayelerimiz onların yaşlarına uygun ve her biri çok anlamlı. Okuyan herkesin bence mutlu olacağı ve bazen de hüzünleneceği hikayeler, sonu mutlu biten hikayeler."
4. sınıf öğrencisi Zeynep Yaren Geçkil de öğretmenlerinin ve arkadaşlarının katkısıyla güzel bir kitap çıkardıklarını söyledi.
Yazmayı çok sevdiğini ve bu alışkanlığını sürdüreceğini belirten Geçkil, "Kitap yazarken sevincimi, düşüncelerimi ve duygumu katıyorum. Okumayı da yazmayı da çok seviyorum. Küçükken annemin bana okuduğu kitapları, resimlerine bakarak anneme babama okuyordum. Beni yazmaya iten bir diğer şey ise öğretmenimin yazdığı `Sevgili Günlük` kitabıydı. Onu da okuyup bitirmiştim. Sonra küçük küçük masallar, hikayeler yazmaya başladım. Öğretmenimiz sayesinde de bu kitabı oluşturduk." diye konuştu.
Davut Özbalaban ise öğretmenlerinin kendilerinden hikaye yazmalarını istediğinde aklına hiçbir fikir gelmediğini ancak arkadaşlarıyla grup halinde çalışarak hikaye yazdığını belirterek, "Arkadaşlarımın hikayeleriyle küçük hayallerim kitabını oluşturduk. Bu benim ilk kitabım, çok mutlu ve gururluyum." dedi.
Eymen Kocakaplan da önceleri okuma ve yazmayı pek sevmediğini, geçen yıl öğretmeninin yazdığı kitabı okuduğunda çok etkilendiğini ve hikaye yazmaya karar verdiğini aktardı.
Yazarken kendimi kitabın içindeymiş gibi hissediyorum
"Yazarken kendimi kitabın içindeymiş gibi hissediyorum"
Büyüyünce edineceği mesleğin yanında yazarlığı da sürdürmeyi düşündüğünü dile getiren Kocakaplan, "Yazarken kendimi kitabın içindeymiş gibi hissediyorum. Kitapları severek okuyorum. Bence kitap okumayı sevmeyen arkadaşlar, okusunlar çünkü kitaplar çok güzeldir." diye konuştu.
Yükleniyor lütfen bekleyiniz