2020 yılına koronavirüs damga vurdu. Çin’in Wuhan kentinde başlayan salgın birkaç ay içinde tüm dünyaya yayıldı.
Türkiye’nin COVID-19’la sınavı ise hastalığın ilk gündeme gelmesiyle birlikte başladı.
Wuhan kentinde başlayan salgın haberlerinin ardından hızla tedbirler alınmaya başladı.
Sağlık Bakanlığı 10 Ocak’ta Koronavirüs Bilim Kurulu’nu oluşturdu. 14 Ocak’ta hastalıkla ilgili bir rehber hazırlandı. Bunu Çin’den yapılan uçuşların yapılması gibi bir dizi tedbir izledi.
Tüm bu sıkı önlemler sayesinde Türkiye, hastalıkla kendi bölgesindeki çoğu ülkeye nazaran daha geç karşılaştı.
Türkiye’de ilk COVID-19 vakası 11 Mart’ta tespit edildi. 12 Mart’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında 5 saat süren bir toplantı yapılarak tedbirler masaya yatırıldı.
Toplantı sonrasında salgınla mücadelenin seyrini değiştirecek kararlar alındı. 16 Mart itibarıyla eğitime ara verildi. 23 Mart’ta uzaktan eğitime geçildi.
Alınan kararlardan en önemlilerinden biri de kapsamlı seyahat ve ulaşım kısıtlamalarıydı. Bunun yanı sıra toplu halde bulunulan mekanlar geçici olarak kapatıldı. 65 yaş üstü ve 18 yaş altındaki kişilere sokağa çıkma kısıtlaması getirildi. Yine cuma namazı ile vakit namazlarının cemaatle kılınmasına ara verilmesi gibi bir dizi önemli tedbir de bu süreçte alındı. 30 büyükşehir ve Zonguldak’a bazı istisnai durumlar hariç giriş-çıkış durduruldu.
Koronavirüs test sayıları hastalığın ilk gününden itibaren her geçen gün daha da artırıldı. Salgının kontrol altına alınmasında filyasyon ekiplerine de büyük iş düştü. Tespit edilen vakaların temaslılarıyla irtibata geçip, kontrol altına alarak hastalığını daha fazla yayılmaması için yoğun olarak hizmet verdiler.
Salgında kaydedilen en kritik gün 11 Nisan olarak kayıtlara geçti. 24 saat içinde 5 bin 138 vaka tespit edildi. Yine salgın sürecinde günlük can kaybının en fazla olduğu gün de 11 Nisan’dı. O gün, 127 kişi koronavirüs sebebiyle hayatını kaybetti.
Sağlık çalışanlarının özverili çalışması ve tedavilerde sağlanan başarı sayesinde hastalanan kişilerin çok önemli bir kısmı şifa buldu. Mayıs ayında günlük vaka sayısının binin altına düşürülmesi önemli başarılardan biriydi.
Salgının seyrindeki olumlu gelişmeler sayesinde hayat kademe kademe normalleşmeye başladı. “Kontrollü Sosyal Hayat”ın ilk adımları atıldı. 11 Mayıs’ta alışveriş merkezlerinin belirli kurallara uyulmak kaydıyla açılmasına karar verildi. Berber, kuaför ve güzellik salonları gibi işletmeler de çeşitli kurallara uymak şartıyla bu tarihten itibaren hizmet vermeye başladı.
Haziran’la birlikte seyahat kısıtlamaları kaldırılarak “Yeni normal” ya da diğer bir deyişle “Kontrollü Sosyal Hayat” tamamen başladı. Her sektör, kurum ve toplu halde bulunulan yerlerde uyulması gereken kurallarla ilgili rehberler hazırlandı. Buradaki şartları yerine getirmek koşulu ile önlemler çerçevesinde hizmete ara veren yerler tekrar açıldı.
Kısıtlamaların kaldırılması toplumun bazı kesimlerinde rehavete yol açtı. Taziye, nişan, düğün ve asker uğurlaması gibi toplu halde bir araya gelinen aktiviteler nedeniyle vaka sayısı yeniden bin bandının üzerinde seyretmeye başladı. Ağır hasta sayıları ile vefat sayılarında da artışlar gözlenmeye başladı. Böylece sağlık ekiplerinin fedakarlıklarının ve çabalarının tek başına yeterli olmadığı anlaşıldı. Toplumsal duyarlılık ve tedbirlerin önemi de bir kez daha gözler önüne serildi.
Sonbaharla birlikte ilk önce anaokulları ve ilkokul birinci sınıflar yüz yüze eğitime başladı. Birkaç hafta sonra bu karar genişletilerek bazı liselerin, ilkokulların, 8. ve 12. sınıfların yüz yüze eğitime başlamasına karar verildi. 2 Kasım’da ise 5. ve 9. sınıflar yüz yüze eğitime başladı.
3 Kasım`da bazı hizmet alanlarının saat 22.00`de kapanmasına karar verildi.
Türkiye, koronavirüsle mücadelede 8 ayı geride bıraktı. Bugüne kadar 15 milyon 419 bin 420 test yapıldı ve toplam hasta sayısı 399 bin 360 oldu. İyileşen hasta sayısı 342 bin 501’e ulaştı. COVID-19 sebebiyle 11 bin 59 kişi yaşamını yitirdi.
Yükleniyor lütfen bekleyiniz