Türkiye’nin tahıl ambarı olarak biliniyor İç Anadolu Bölgesi. Geniş düzlükleri ve bereketli toprakları olan Konya Ovası ise tarımın başkenti.
Türkiye’nin tahıl ambarı olarak biliniyor İç Anadolu Bölgesi. Geniş düzlükleri ve bereketli toprakları olan Konya Ovası ise tarımın başkenti.
Konya Ovası`nda nüfusun yüzde 70’i tarım ve hayvancılıkla uğraşıyor. Şeref Koçan da ekmeğini topraktan kazanan emekçilerden sadece biri.
Konya Ovası`nda nüfusun yüzde 70’i tarım ve hayvancılıkla uğraşıyor. Şeref Koçan da ekmeğini topraktan kazanan emekçilerden sadece biri.
Bölge günden güne kuruyor
Bölge günden güne kuruyor
Çok değil. 50-60 yıl öncesine kadar irili ufaklı onlarca göle sahip olan Konya Ovası, karasal iklim, kontrolsüz sulama gibi nedenlerle yüzeydeki birçok gölünü kaybetti. Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın verilerine göre ise Marmara Denizi büyüklüğünde sulak alan kurudu bölgede.
Kurak iklim ve kaybolan göller bölgedeki çiftçileri yeraltı sularına yönlendirdi.
Kurak iklim ve kaybolan göller bölgedeki çiftçileri yeraltı sularına yönlendirdi.
Önceleri 20-30 metreden su çıkan ovada, şimdileri ise 150-200, hatta bazı kesimlerde 300 metreden su yüzeye su pompalanıyor ve başta şeker pancarı olmak üzere tarım ürünleri bu şekilde sulanıyor.
Şeref Koçan’a göre 40 sene önce yağan yağmur yerin tabanını beslerken şimdilerde yetersiz yağış bölgeyi daha da kuraklaştırdı.
Şeref Koçan’a göre 40 sene önce yağan yağmur yerin tabanını beslerken şimdilerde yetersiz yağış bölgeyi daha da kuraklaştırdı.
Çiftçi kuraklığı aşırı sulamaya bağlamıyor
Çiftçi kuraklığı aşırı sulamaya bağlamıyor
Bu değişim toprakta ve zeminde değişikliklere neden oldu. Ovanın bazı yerlerinde çekilen yeraltı suları ve eriyen mineraller üst katmandaki araziyi, evleri taşıyamayıp çöktü, yüzeyde obruk adı verilen dev çukurlar oluştu. Son 20 yılda ise obruk sayısı 350’yi geçti.
Şeref Koçan, obruk oluşumunu, sulamadan ziyade 30-40 yıl önceki gibi yağmayan yağmurlara ve kendi deyimiyle `çürük toprağa` bağlarken, “Obruklar 100 sene önce de vardı ve o zaman böyle bir sulama teknolojisi yoktu” diyor.
Şeref Koçan, obruk oluşumunu, sulamadan ziyade 30-40 yıl önceki gibi yağmayan yağmurlara ve kendi deyimiyle `çürük toprağa` bağlarken, “Obruklar 100 sene önce de vardı ve o zaman böyle bir sulama teknolojisi yoktu” diyor.
“Tarla sahibi tarlasını satmak istediğinde, obruklar nedeniyle daha düşük bir fiyata satıyor ya da hiç satamıyor” diyerek bölgedeki mağduriyeti özetliyor Koçan.
“Tarla sahibi tarlasını satmak istediğinde, obruklar nedeniyle daha düşük bir fiyata satıyor ya da hiç satamıyor” diyerek bölgedeki mağduriyeti özetliyor Koçan.
Çiftçiler bölgeyi terk etmeyi hiçbir zaman düşünmedi
Çiftçiler bölgeyi terk etmeyi hiçbir zaman düşünmedi
Obrukların günden güne artan tehdidine rağmen Şeref Koçan da, komşuları gibi ovadan ayrılmıyor, ayrılmak da istemiyor, “En iyi bildiğimiz işi yapmaya devam edeceğiz” diyor. Şeref Koçan tarlasında obruk oluşan çiftçilerin zaman zaman çukurları toprakla doldurmayı bile denediğini söylüyor.
Obrukların kevgire çevirdiği bölge bilim insanlarının da çalışma sahası.
Obrukların kevgire çevirdiği bölge bilim insanlarının da çalışma sahası.
Hem oluşum nedenleri hem de çözüm için birçok üniversiteden bilim insanları sahada.
Damla sulamanın teşvik edilerek yeraltı sularının geri kazanılması ve daha az suya ihtiyaç duyan tarım ürünlerinin ekilmesi, alınan ilk önlemler.
Damla sulamanın teşvik edilerek yeraltı sularının geri kazanılması ve daha az suya ihtiyaç duyan tarım ürünlerinin ekilmesi, alınan ilk önlemler.
Şeref Koçan ve arkadaşları ise kesin bir çözüm bulunana kadar obruk tehlikesiyle yaşamayarak tarım yapmaya devam edecek.
Yükleniyor lütfen bekleyiniz