Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesi Şekeroba Mahallesi`nde yaşayan Ayşe-Bilal Yiğit çiftinin en büyük çocukları Hilmi, 2009`da yürümekte zorlanmaya başlamasıyla kas erimesi olarak bilinen Duchenne Musküler Distrofi (DMD) hastalığıyla tanıştı.
Doktorların tavsiyesiyle diğer çocuklarına da test yaptıran çift, Emircan, Musa ve Abdulkadir’de de aynı hastalık olduğunu öğrendi.
Hastalıkla mücadele eden Hilmi, Emircan, Abdulkadir ve Musa`nın yaşam şartlarını iyileştirmek için çabalayan ailenin diğer oğulları Arif, Temmuz 2016`da geçirdiği trafik kazası sonucu 13 yaşında yaşamını yitirdi.
Kas erimesiyle mücadele eden çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan Yiğit çifti, 9 Eylül`de 16 yaşındaki Emircan`ı, iki ay sonra 14 Kasım`da 20 yaşındaki oğulları Hilmi`yi kaybetti.
Geride kalan 2 çocuklarının üzerine titreyen Yiğit ailesi, zorluklara rağmen yaşama tutunmaya çalışıyor.
“Bugün sağ isek yarın engelli olmayacağız, diye kaide var mı?”
“Bugün sağ isek yarın engelli olmayacağız, diye kaide var mı?”
45 yaşındaki baba Bilal Yiğit, yürüme bozukluğu çeken en büyük çocuklarına kas erimesi hastalığı teşhisi konulmasının ardından yaptırdıkları testlerde biri hariç diğer çocuklarında da aynı hastalığın bulunduğunu öğrendiğinde şok yaşadığını söyledi.
Yiğit, yaşadığı tüm zorluklara rağmen Allah`a sürekli dua ettiğini anlattı: "Bizim, bu durumda ne yapmamız lazım diye düşünürken çocukların hastalığı giderek ağırlaşınca yürüme zorlukları çektiklerini gördük. Çocuklarım tekerlekli sandalyeye bağlı kaldı. Bu süreçte çok şey yaptık. Sağ olsunlar büyüklerimiz akülü araba getirdiler, çocuklara ayak oldu. Allah devletimizden razı olsun. Devletimiz `eğer okula gidemiyorsan ben evde eğitim için öğretmen de gönderiyorum` diyor. Okula gidemedikleri için eve öğretmen geldi ve okuma yazmayı öğrendiler."
Kas erimesi rahatsızlığı bulunmayan tek çocuğunu ise trafik kazasında kaybettiğini hatırlatan Yiğit, elinden geldiğince çocukların her isteğini yerine getirmek için mücadele verdiğini vurguladı.
Yiğit, "Çocuklar bizlere Allah`ın bir emaneti, herkes bir engelli adayı. Bugün sağ isek yarın engelli olmayacağız, diye kaide var mı?” diyor.
Tıbbın hastalığa karşı cevabı: Yapılabilecek bir şey yok
Tıbbın hastalığa karşı cevabı: Yapılabilecek bir şey yok
43 yaşındaki anne Ayşe Yiğit’de en büyük çocuğunun 3 yaşında yürümeye başladığını, 9 yaşında ise hastalık nedeniyle yürüme yetisinin gerilediğini söyledi.
Evlatlarının hepsinin 9 yaşına kadar normal birer çocuk gibi hayatlarını sürdürdüğünü anlatan Ayşe Yiğit, çocuklarının sağlığına kavuşması için çok sayıda hastaneye gittiklerini ancak doktorların "yapılabilecek bir şey yok" diyerek kendilerini geri çevirdiklerini vurguladı.
Yiğit, çocukların akülü tekerlekli sandalyelerinin temininden evin tadilatına kadar birçok konuda devletin desteğini esirgemediğini sözlerine ekledi.
Hayvanat bahçesine gitmek istiyorum
"Hayvanat bahçesine gitmek istiyorum"
Çiftin en küçük çocuğu 11 yaşındaki Musa Yiğit, 9 yaşına kadar normal çocuklar gibi sağlıklı olduğunu, sonrasında yürüme yetisini kaybetmeye başladığını söyledi.
Anneannesiyle zaman geçirmeyi çok sevdiğini anlatan Yiğit, "Hayvanat bahçesine gitmek ve orada lemur görmek istiyorum. Anneannem hayvanat bahçesine gitmiş ve orada fotoğraf çekmiş. Hayvanat bahçesini çok merak ediyorum" dedi.
Rüyalarımda umreye gidiyorum
"Rüyalarımda umreye gidiyorum"
14 yaşındaki Abdulkadir Yiğit ise gününün büyük bir kısmını annesiyle geçirdiğini, onunla tavuklara baktığını söyledi.
Abdulkadir, en büyük isteğinin umreye gitmek olduğunu dile getirdi, "Rüyalarımda evden çıkıp havalimanına, sonra da umreye gidiyoruz. Orada dualar okuyup eve dönüyoruz ve 5-6 gün sonra da ayağa kalkıyorum" diyor.
Yükleniyor lütfen bekleyiniz