M.Ö. 4. yüzyılda inşasına başlanan ve dıştan surlarla çevrili olan yerleşim yeri Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı devirleri ortak eseri olarak bilinirken, bölgenin dikkat çeken ahşap evlerinin tarihi kapıları ise görenleri kendine hayran bırakıyor.
Kapılar inşa edildiği döneme dair karakteristik özellikler taşırken, Antalya’nın sadece mimari tarihi hakkında fikir vermekle kalmıyor, aynı zamanda bölgedeki yaşam tarzını, gelenek ve görenekleri de en iyi şekilde gözler önüne seriyor.
Geçmişten bugüne milyonlarca elin dokunduğu ve ardında binlerce yaşantının gelip geçtiği kapılar zamanla yıpranmış olsa da yer yer tarihi yapıları bozulmadan restore ediliyor. Kızılçam ağacından yapılan bu kapıların üzerinde el işlemeleri de bulunuyor. Kapılara yine eski ve el yapımı kulplar, tokmaklar ve posta kutuları eşlik ediyor.
Yerel tarihçi Hüseyin Çimrin Kapılardaki tokmakların evde oturan ailenin ekonomik durumuna göre şekil aldığını belirtiyor. Çimrin "El şeklinde, aslan figürlü, tunç madeninden döküm yapılmış tokmaklar zengin ailelerin kapılarında daha sık görülürken, daha basit ve çarşıdaki demirciler tarafından hazırlanan tokmaklar ise orta halli ailelerde görülüyordu" diyor.
Çimrin, "Dar gelirli ailelerin kapılarına baktığımız zaman her iki kanadının birleştiği yerde, evde yokuz anlamında ip bağlanacak veya kilit asılacak birer halka bulunuyordu. Yine zengin ailelerin kapılarında süslü tokmakların haricinde, komşular için düşünülmüş, biri büyük, diğeri küçük iki halka vardı. Küçük halka, yoldan geçen komşu veya eve gelen tanıdık bir bayan misafir içindi. Büyük halka çalındığı zaman, kapıda bir erkek kişinin bulunduğu anlaşılır, evin hanımı gerekli örtünmeyi yaptıktan sonra genellikle `Kimdi-Geldi` penceresinden gelen erkek misafirle görüşürdü” diye ekliyor.
Kaleiçi Kılıçaslan Mahallesi`nde muhtarlık yapan 67 yaşındaki Ali Kahraman ise, Tabakhane Sokak`taki “Binbirler Konağı” adıyla bilinen ve günümüzde pansiyon olarak kullanılan yapının kapıları hakkında “Bu kapılar 200 yılın üzerinde, ben burayı alalı 30 sene oldu. Kapılar çok eski bir ağaç olan kızılçamdan yapılıyor. Biz de bozmadık orijinal haliyle duruyor” diyor.
Binalar ve kapılar restore edilirken belirli çerçevelerde işlem yapılabildiğinin altını çizen Kahraman, “Kaleiçi’nde şu anda demir kapı yasak, tüm evlerin kapıları yenilenirken yine kapının ahşap olması gerekiyor, kural böyle” diye ekliyor.
Yükleniyor lütfen bekleyiniz