Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle İzmir Katip Çelebi Üniversitesi tarafından Smyrna Antik Kenti kapsamında İkiçeşmelik`teki kazı alanında yürütülen çalışmalar, binlerce yıl öncesinin yaşam tarzına ışık tutuyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle İzmir Katip Çelebi Üniversitesi tarafından Smyrna Antik Kenti kapsamında İkiçeşmelik`teki kazı alanında yürütülen çalışmalar, binlerce yıl öncesinin yaşam tarzına ışık tutuyor.
Kazı ekibi, liman kenti olarak bilinen bölgedeki hamamın yanında fiziksel, sosyal ve kültürel amaçlı kullanılmış bir yapının kalıntılarını buldu.
Kazı ekibi, liman kenti olarak bilinen bölgedeki hamamın yanında fiziksel, sosyal ve kültürel amaçlı kullanılmış bir yapının kalıntılarını buldu.
Roma İmparatoru Hadrian döneminden, milattan sonra 2. yüzyıldan günümüze ulaşmış kalıntıların, sağlık ve tedavi merkezi olan gymnasiuma ait olduğu tahmin ediliyor.
Roma İmparatoru Hadrian döneminden, milattan sonra 2. yüzyıldan günümüze ulaşmış kalıntıların, sağlık ve tedavi merkezi olan gymnasiuma ait olduğu tahmin ediliyor.
Kazı Heyeti Başkanı ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Türk İslam Arkeolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Akın Ersoy, AA muhabirine, hamam ve gymnasiumların Roma dönemindeki yaygın yapı tipleri arasında olduğunu söyledi.
Hamamdan önce ya da sonra kullanılıyordu
Hamamdan önce ya da sonra kullanılıyordu
Hamam ve gymnasiumların yan yana bulunduğunu belirten Ersoy, "Antik Çağ`a ilişkin kaynaklardan biliyoruz ki hamamlar sosyal ve kültürel alanlar olarak da kullanılıyor. Gymnasium da mental ve fiziksel faaliyetler alanı. Hamamda yıkanma ve temizlik işleri yapmadan önce kullanılıyor. Romalı insanların gymnasiumda bedensel ve sosyal aktiviteler gerçekleştirdiğini biliyoruz. Her yaş grubundan insanlar kullanıyor. Antik kentlerin sağlık merkezleri, sosyal ve kültürel yapıları olarak karşımıza çıkıyorlar." diye konuştu.
Ersoy, gymnasium meydanında Romalıların yürüyüş yaptığını, güreş tuttuğunu, oyunlar oynadığını, çevresindeki odalar ve sundurmalarda dinlendiğini anlattı.
Bölgedeki hamam kalıntılarına önceki sezon kazılarında rastladıklarını hatırlatan Doç. Dr. Ersoy, ulaştıkları yeni araştırma sonuçlarına ve buluntulara ilişkin şu bilgileri verdi: "İkiçeşmelik Caddesi`nden geçerken sur duvarı gibi algılanan, 7 metreye kadar yükselen duvarlar var. Bu duvarların üzerinde yaptığımız okumalar bize hamam ve gymnasium yapısının varlığını işaret ediyordu. Başka kentlerdeki kazılardan hamam ve gymnasium ilişkisini zaten biliyorduk. Üçüncü çıkış noktamız da şu oldu; kazısını yapamadığımız belki de yapamayacağımız noktalarda, alanlarda güney bölümüne giriş yapan, açılan bazı mekanların kapılarını ve bölümlerini ele geçirdik. Bütün izleri topladığımızda hamamın yanı sıra gymnasium yapısını da görmekteyiz."
Bölgede Osmanlı izleri de var
Bölgede Osmanlı izleri de var
Ersoy, aynı alanda 19. yüzyılda yapılmış bir Osmanlı eserine de rastladıklarını aktararak, "Osmanlı yapısı depremler ve yangınlar sonrası yenilenmiş. 1950`lerden itibaren son bir kullanım da söz konusu olmuş. Alanda hem Osmanlı yapısı hem de hamam ve gymnasium bulunuyor. Osmanlı yapısının temelleri altına giderek, Roma dönemine ait bir yapının izlerine ulaşmaya çalışıyoruz." dedi.
Kazı Heyeti Başkanı Doç. Dr. Akın Ersoy, Smyrna Antik Kenti agorasındaki yaşantının sadece Helenistik ve Roma dönemlerine ait olmadığını, iki kültürü de birlikte sergilemek için çalışmalar yaptıklarını ifade etti
Yükleniyor lütfen bekleyiniz