TRT Haber

  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kahramanmaraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kilis
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Şanlıurfa
  • Şırnak
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
Ankara  19ºC
Parçalı Bulutlu

İstinat duvarı yıkılınca tarihi mescidin izi ortaya çıktı

Binlerce yıldır farklı medeniyetlere beşiklik eden Mardin'de çöken istinat duvarının altında, tarihi mescidin kalıntısı bulundu.

04.03.2019

Merkez Artuklu İlçesinde 2. Abdülhamit döneminde inşa edilen Hükümet Meydanı`ndaki istinat duvarında yağmur nedeniyle çatlaklar oluştu.
Güvenlik önlemlerinin alınmasının ardından duvarın bir kısmı yıkıldı. Yıkılan duvarın ardından Osmanlı dönemine ait olduğu değerlendirilen mescidin kalıntıları bulundu.
Tarihi fotoğraflarda kubbesi görünen ancak daha sonra yol genişletme çalışması için yıkılan tarihi yapının Muhammed El Gazi Mescidi olduğu değerlendiriliyor.
Mardin Artuklu Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Araştırma Görevlisi Emin Selçuk Taşar, yaptığı açıklamada, 2010 yılında eski hükümet konağının Mimarlık Fakültesine dönüşmesi sürecinde, alanda araştırma yaptıklarını söyledi.
"Mescidin beden duvarı ortaya çıktı."
Araştırmada arşiv niteliğindeki bazı fotoğraflarda hükümet konağının yakınında, kubbeli bir yapının yer aldığını gördüklerini anlatan Taşar, "Bu yapının izini aradık ancak bulamadık. Yağmurdan duvarda bir çatlak oluştu ve istinat duvarının bir bölümü yıkıldı. Daha sonra akşama doğru belediyenin ilgili ekipleri kontrollü şekilde yıkım yapınca mescidin beden duvarı ortaya çıktı.`` dedi.
Taşar, bu alanın Osmanlı döneminde çevresinde hükümet konağı, kışla, belediye, tapu ve gümrük ile ilgili kurumların yer aldığı meydan olarak düzenlendiğini dile getirerek, Abdulgani Efendi`nin, Mardin Tarihi kitabında yıkılan yerde Muhammed El Gazi Mescidi`nin yer aldığını aktardı.
Söz konusu mescidin görünür olmasından duyduğu memnuniyeti ifade eden Taşer, şunları kaydetti: "İstinat duvar yıkılınca beden duvarını gördük. İnanmadım, bizi çok mutlu etti. Dolayısıyla bizim için heyecanlandırıcı bir şey oldu. Bu, meydanın asli bir unsurunun keşfi demektir. Tahminimiz en az 100 yıl önce yıkılmış. 80 yaşındakiler bu mescidi hatırlamadıklarını ifade ediyorlar."
"Osmanlı eseri"
UNESCO Türkiye Milli Komisyonu (UTMK) Yönetim Kurulu Üyesi ve Somut Kültürel Miras Komitesi Başkanı Dr. Murat Çağlayan ise Abdülgani Efendi’nin 1930’lu yıllarda yazdığı Mardin tarihi kitabını göre bu yapının adının Muhammed El Gazi Mescidi ve türbesi olarak geçtiğini, dolayısıyla bu yapının hem cami hem de türbe görevinin yaptığını anlayabildikleri söyledi.
Mescidin ne zaman yapıldığına dair net bir bilgiye henüz ulaşamadıklarını dile getiren Çağlayan, şöyle devam etti: "Ortaya çıkan taşlar bize aslında tarihi ile ilgili biraz bilgi veriyor. Taş boyutlarına baktığımızda çok yüksek değil, Yani Artuklu dönemi yapısı olmadığını söyleyebiliriz. Osmanlı yönetim merkezlerini inşa ederken yanlarında mescit veya cami yaptırmış. Muhtemelen 17. veya 18. yüzyılda inşa edilmiş mescitlerden. "
Çağlayan, bölgede yanlış bilinen aksine Osmanlı`nın çok fazla eser yaptığını vurgulayarak, "Osmanlı döneminde Mardin`de çok fazla yapı yapılmış. Fakat bu yapılar Artukluların inşa etiği gibi anıtsal yapılar değil. Osmanlı daha küçük yapılar inşa etmiş." ifadelerini kullandı.
Mimarlık Fakültesi Araştırma Görevlisi Asım Dilveli de yapının, özelliklerine ve kubbenin bulunduğu fotoğrafa baktıklarında mekanın Osmanlı dönemine ait olduğunu tahmin ettiklerini belirterek, yıkılan taşlar temizlendikten sonra zeminde bir iz çıkacağını umut ettiklerini dile getirdi.