Bundan tam 567 sene önce bugün Orta Çağ kapandı ve Yeni Çağ başladı.
Fatih Sultan Mehmet önderliğindeki Osmanlı ordusunun 6 Nisan 1453 tarihinde başlattığı kuşatma 29 Mayıs günü zaferle sonuçlandı.
Osmanlı ordusunun yaklaşık iki ay süren kuşatmasında Bizans İmparatorluğu’nu çevreleyen surlarda bulunan pek çok kapı fetih sırasında, öncesinde ve sonrasında her iki imparatorluk için önemli rol oynadı.
O dönem İstanbul’un sınırlarını çerçeveleyen kapılardan bazıları olan Altın Kapı, Yedikule Kapısı, Belgradkapı, Silivrikapı, Mevlanakapı, Topkapı ve Edirnekapı bugün İstanbul’un merkezinde yer alıyor.
Bu kapılardan Edirnekapı’da bulunan Fetih Kapısı Osmanlı tarihinde önemli rol oynuyor.
Osmanlı ordusu tam 567 sene önce bugün İstanbul’a Topkapı ve Edirnekapı kapısından ilk adımını attı.
Fetih öncesi adı Romanos olan Topkapı Türkçe ismini ise fetih sırasında surları döven topların bazılarının fetih sonrası yine bu surlara yerleştirilmesinden dolayı alırken, Edirne yoluna açılan kapı olan Edirnekapı kapısı da son ismini aldı.
Surların içinde yer alan bir diğer önemli kapı olan Altın Kapı ise tören kapısı olarak biliniyor.
Bizans İmparatorluğu’nda zafer kazanan imparator ve komutanların tören alanına gitmek için kullandıkları kapı şu an restore ediliyor.
Mevlanakapı adını surların dışında bulunan Yenikapı Mevlevi Dergahı’ndan alıyor. Kapı, Bizans döneminden ayakta kalıp orijinal halini en iyi şekilde koruyabilen kapı olarak biliniyor.
Kapının üzerinde yüzyıllardır bozulmadan bulunan yaklaşık 30 santimetrelik haç, bunun en belirgin örneği.
Mevlanakapı fetih sonrası elçi ve misafirlerin şehre giriş çıkışlarında da önemli rol oynadı.
Mevlanakapı’nın biraz ilerisindeki Silivrikapı da Osmanlı İmparatorluğu için önem arz eden kapıların başında geliyor.
Fetih esnasında kapının çevresinde çok sayıda büyük çarpışmanın yaşandığı söyleniyor.
Silivri’ye giden yola açıldığı için Silivrikapı adı konulan kapı, fetih sonrasında ise İstanbul’da tahıl ve kumaş ticaretinin ana kapısı olarak kullanıldı.
5. yüzyıldan itibaren örülmeye başlanan surların 22 ve 23’ncü kuleleri arasına inşa edilen Belgradkapı’nın 12. yüzyılda inşa edildiği tahmin ediliyor.
İstanbul’un fethinin ardından yine Osmanlı için önem arz eden kapılardan olan Belgradkapı’nın ismini almasının hikayesi ise Belgrad’ın fethine dayandığı rivayet ediliyor.
1521 yılında Belgrad’ın fethinin ardından İstanbul’a getirilen esirlerden bir kısmının bu kapı çevresine yerleştirilmesinin ardından kapının isminin Belgradkapı olarak kaldığı söyleniyor.
Yükleniyor lütfen bekleyiniz