İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde işgal altında tuttuğu bölgelerdeki zeytinliklere giriş izni vermemesi ve hasadı kısıtlaması, çiftçilerin ürünlerini toplamasını zorlaştırıyor.
İsrail ordusu, Lübnan`a yönelik 2 Mart`ta başlattığı saldırıların ardından ülkenin güneyindeki onlarca beldeyi işgal etti.
Tarım arazileri ve zeytinlikleri işgal altında kalan çiftçiler, bu alanlara giremedikleri için hasat yapamıyor; ağaçların bakımını sürdürmekte ve toprağı işleyip ekim yapmakta da güçlük çekiyor.
2
Bu durum, ülkenin güneydoğusundaki Kefer Şuba beldesindeki üreticileri ciddi şekilde etkiliyor. Sadece bu beldede yaklaşık 85 bin zeytin ağacı bulunuyor. Zeytincilik çok sayıda belde sakini için temel geçim kaynaklarından biri. Çiftçiler, hasat yapabilmek için zeytinliklere giriş izni bekliyor.
Kefer Şuba`daki üreticiler bu yıl hasada 15 Ekim`de toplu halde başlamak istedi. Ancak izin almadan zeytinliklere giden çiftçiler, İsrail askerlerinin tehditleri üzerine ürünlerini toplayamadan bölgeden ayrılmak zorunda kaldı.
3
"Toprağımıza ve mülkümüze erişmek meşru hakkımız"
Kefer Şuba Belediye Başkanı Kasım el-Kadiri, çiftçilerin zeytinliklerine girebilmek için ateşkesi denetleme mekanizması üzerinden İsrail`den izin almaları gerektiğini belirtti.
Kadiri, "Biz kendi toprağımıza gidiyoruz. Başka bölgelere gitmek için vize almıyoruz ki bizden kimlik numarası, tam adımız ve zeytin toplamaya gidecek herkesin, küçük büyük demeden, bilgileri istensin. İnsan kendi zeytinini toplamak için bu kadar çok bilgi vermek zorunda kalıyor." diyerek duruma tepki gösterdi.
4
Sabırlarının tükendiğini dile getiren Kadiri, "Toprağımıza ve mülkümüze erişmek meşru hakkımız. İnsan kendi evine ve toprağına gitmek için izin almak zorunda kalıyor. Bu kesinlikle kabul edilemez." diye konuştu.
Bu yıl hasada 15 Ekim`de toplu halde başlamak istediklerini belirten Kadiri, çiftçilerin izin çıkmasını beklemeden zeytinliklere gittiğini ancak sadece 2 saat sonra bölgeye gelen İsrail askerlerinin kendilerinden çalışmayı erteleyip izin almalarını istediğini aktardı.
İnsanların bu ağaçları büyütüp verimli hale getirmek için ömür harcadığına dikkati çeken Kadiri, tarım ve hayvancılık kaynaklarını da kaybettiklerini, geçimlerini sağlayacak başka bir kaynaklarının kalmadığını vurguladı.
5
"Kendimizi tehlikeye atıyoruz"
Lübnanlı çiftçi Husni Ganim, 15 Ekim`de İsrail askerlerinin kendilerini "izinleri olmadığı" gerekçesiyle zeytinlikten çıkardığını ve bu nedenle hasat yapamadıklarını söyledi.
İsrail askerlerinin kendilerine bölgenin işgal altındaki "Sarı Hat" içerisinde bulunduğunu söylediğini aktaran Ganim, daha sonra zeytinliklerine yeniden ulaşmaya çalıştığını ancak İsrail askerlerinin bölgeden uzaklaşmaları için iki kez topçu atışı yaptığını anlattı.
6
Ganim, "Bu zeytinleri toplamaya gerçekten çok ihtiyacımız var. Emekliyim, maaşım geçimimi sağlamaya yetmiyor. Allah`a ve zeytin ağaçlarına güveniyorum." dedi.
Zeytinliklere girebilmek için hala beklediklerini vurgulayan Ganim, "Bütün belde halkı ve çiftçiler bir araya gelip zeytinlerimizi toplamaya gitmeye çalışıyoruz; bunun için kendimizi tehlikeye atıyoruz." şeklinde konuştu.
Ganim, İsrail ordusunun bölgede 50 ila 100 yıllık zeytin ağaçlarını da söküp götürdüğünü söyledi.
7
Uçak sesleri altında hasat
Öte yandan, "Sarı Hat" dışında kalan bölgelerde zeytin hasadı yapan çiftçiler de güvenlik endişesi yaşıyor.
Zeytin toplayan çiftçilerden Muhammed Hüseyin, bölgedeki belirsizlik nedeniyle korku içinde olduklarını dile getirdi.
Hüseyin, "İçinde bulunduğumuz durumun nereye varacağı belli değil. İnsanlar koşullardan korktuğu için zeytinlerini bir an önce toplamak istiyor." dedi.
Bölgedeki uçak seslerine dikkati çeken Hüseyin, "Şu an uçak sesini duyuyorsunuz, artık rutin oldu, alıştık bu duruma." diye konuştu.
8
Hüseyin, bu yıl kış mevsiminin geç gelmesi nedeniyle zeytinlerin henüz tam olgunlaşmadığını belirterek, "Zeytinlerin biraz daha olgunlaşması gerekiyor. Ancak insanlar korkuyor, yarın ne olacağını bilmiyor. Bu yüzden zeytinlerini toplayabildikleri kadar toplamaya çalışıyor." dedi.
Bazı zeytinliklerde misket bombası kalıntıları bulunduğuna dikkati çeken Hüseyin, bu yüzden bazı çiftçilerin bahçelerine gidemediğini söyledi.
Bölgede kalabilmek için devletin desteğine ihtiyaç duyduklarını vurgulayan Hüseyin, şöyle konuştu:
"Devletin yanımızda olmasını istiyoruz ki toprağımızda kalabilelim, yerimizden edilmeyelim. Buradaki insanlar başka bir yer bilmez; bu köyde doğmuş, büyümüş ve çocuklarını burada büyütmüş."
Yükleniyor lütfen bekleyiniz
SIRADAKİ GALERİ
İsrail bombardımanında gözünü kaybeden Gazzeli kız çocuğu tedavi bekliyor