Shone`un bu hedefi onu Endonezya’dan Çin’e, Portekiz’den Yeni Zelanda’ya kadar pek çok farklı ülkeye taşıdı.
En güzel mağara fotoğraflarını çekmek için dünyanın dört bir yanına seyahat eden İngiliz Shone, amacına kendi ülkesinde ulaştı.
Shone bu maceraya başlamadan önce yüksek binaların ve köprülerin hasar tespitlerini yapıyordu.
Bu işi yaparken geliştirdiği tırmanma becerisi, mağaralarda kolaylıkla hareket edebilmesine ve harika fotoğraflar çekebilmesine olanak sağladı.
Shone, `Daha önce kimsenin ayak basmadığı bir yerde bulunmak çok farklı bir duygu. Bu duygu beni daha fazla keşfedilmemiş mağara bulmaya itiyor` dedi.
"Dikey mağaralar, uzun süre iple asılı kalmak gerektiğinden en zor olanları. Bazen ben bile ne zaman yere ulaşabileceğimi bilmiyorum."
"Yere ulaşamadan ipimin bittiği de oluyor. Böyle bir durumda yapmam gereken geri yukarıya tırmanmak ve daha uzun bir ip almak."
"Vietnam`da 13 gün yeraltında bir mağarada kaldım. Ormanın ortasında çok uzak bir noktadaydım ve orayı terk edip geri dönmek çok anlamsız görünmüştü. Biz de kamp yapıp mağarada uyumayı tercih ettik."
"Mağarada kaldığımızda biyolojik saatimizin bozulmaması için, dışarıdan ışık alan bir noktada uyumayı tercih ediyorduk."
"Bir mağarayı ışıklandırmak çok zor. O kadar karanlık ve siyah ki yüzünüzün karşısında tuttuğunda kendi elinizi göremiyorsunuz. Burnunuza dokunuyor bile olsanız göremiyorsunuz."
Yükleniyor lütfen bekleyiniz