Hakkari`nin Yüksekova ilçe merkezine yaklaşık 50 kilometre uzaklıktaki İkiyaka köyü, 24 Kasım 1989`da terör örgütü PKK`nın en büyük ve acımasız sivil katliamlarından birine tanıklık etti.
Havanın kararmasıyla köye gelen PKK`lı teröristler, evlere girerek bebek, çocuk, kadın ve yaşlıların da aralarında bulunduğu masum insanları kurşuna dizdi. Eli kanlı teröristler, 28 sivili katletti, evleri ateşe verdi.
Terör örgütünün gerçek yüzüne en acı şekilde tanıklık eden İkiyakalılar, katliamın acısını ilk günkü gibi yüreklerinde hissediyor.
Saldırıda bacağından yaralanan Besna Boz, teröristler eve girdiğinde un torbalarının arkasına gizlendiklerini, kayınvalidesinin engelli olduğu için saklanamadığını söyledi.
Bizi de ateşe verecekler diye kızımı alıp ikinci kattan atladım
"Bizi de ateşe verecekler diye kızımı alıp ikinci kattan atladım"
Teröristlerin kayınvalidesini gördükten sonra evdeki herkesi sıraya dizdiğini belirten Boz, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Aralarında `öldürelim` diye konuştular. Ben fırsat bulup tekrar kızımı alarak un torbalarının arkasına saklandım. Evdeki 5 kişiyi öldürdüler. Kocam, kayınvalidem, eltim ve iki çocuğu saldırıda şehit oldu. `Eve el bombası atıp ateşe verelim` dediler. Bizi de ateşe verecekler diye kızımı alıp ikinci kattan atladım. Ayağa kalkmaya çalıştığımda vurulduğumu fark ettim. Beni de yaraladılar. Yaralı halimle köyün içine kadar gittim. Bulunduğumuz alana da gelecekler diye köylülerle birlikte köyün yukarısına gittik. Kime ne olduğunu bilmiyordum. Sonra bir eve geçtik ablam da oradaydı. Ben yaralıydım kalkamıyordum. Ablam çok geçmeden bizden öldürülenlerin hepsinin ismini saydı. Ocağımızı yıktılar. O acı olayı bugün olmuş gibi hissediyoruz."
Köylülerden Halil Aykut da hain terör örgütünün akşam saatlerinde köye baskın yaparak evlere ateş açtığını söyledi.
Bizleri hiç yalnız bırakmadılar, şehitlerimizi unutmadılar
"Bizleri hiç yalnız bırakmadılar, şehitlerimizi unutmadılar"
Baskında köydeki 28 kişinin katledildiğini dile getiren Aykut, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Bizim aileden 16 kişi şehit oldu. Annem, ağabeyim, 3 yengem ve 11 yeğenim hayatını kaybetti. Diğerleri de bizim akrabamızdı. Kaç yıldır bu acıyı çekiyoruz. Teröre hep lanet ediyoruz. Annem 70 yaşındaydı. Kundaktaki bebeği de öldürdüler. Bunu nasıl yaptılar, kim yapar böyle bir zulmü? Onları Allah`a havale ediyoruz. Lanet ediyoruz onlara. Devletimiz bizi hiç yalnız bırakmadı. Sayın Cumhurbaşkanımıza, Milli Savunma Bakanımıza, İçişleri Bakanımıza, Valimize, paşamıza ve emniyet teşkilatımıza çok teşekkür ederim. Allah razı olsun. Bizleri hiç yalnız bırakmadılar, şehitlerimizi unutmadılar."
Beşikteki çocuğun ne günahı vardı?
"Beşikteki çocuğun ne günahı vardı?"
Sıddık Çelik de aradan 32 yıl geçmesine rağmen olayı dün yaşanmış gibi yüreklerinde hissettiklerini anlatarak, "Olay her aklımıza geldiğinde onlara lanet ediyoruz. Masum insanların ne günahı vardı? 75 yaşındaki ninem ve beşikteki 1 yaşındaki çocuğun ne günahı vardı? Çoluk çocuk, küçük büyük demeden hepsini katlettiler. Sonra da evi ateşe vermişler. Böyle bir zulüm dünyada var mı?" sözlerini kullandı.
Yükleniyor lütfen bekleyiniz