Ankara`da yaşayan 49 yaşındaki Memiş, endüstri meslek lisesinin torna tesviye bölümünden mezun olduktan sonra yıllarca bu sektörde çalıştı.
Ankara`da yaşayan 49 yaşındaki Memiş, endüstri meslek lisesinin torna tesviye bölümünden mezun olduktan sonra yıllarca bu sektörde çalıştı.
Yaklaşık 25 yıl önce babasının ölümünün ardından Antalya`ya yerleşen Memiş, görme engelliler derneğinde gönüllü olarak hizmet vermeye çalıştı.
Yaklaşık 25 yıl önce babasının ölümünün ardından Antalya`ya yerleşen Memiş, görme engelliler derneğinde gönüllü olarak hizmet vermeye çalıştı.
Genel sekreterliğini yaptığı dernek adına yaklaşık altı yıl resmi kurumlardan ve sivil toplum kuruluşlarından kağıt toplayan, buradan elde edilen gelirle derneğin bazı ihtiyaçlarını karşılayan Memiş, Kaleiçi, Balbey gibi kentin eski mahallelerinde yaşayan vatandaşların depolarını ve kömürlüklerini temizledi.
Memiş, bir süre sonra eski eşyaları satın alarak biriktirmeye başladı.
Memiş, bir süre sonra eski eşyaları satın alarak biriktirmeye başladı.
İnsanların hurda olarak gördüğü eşyaları toplayıp satmayı meslek haline getiren Memiş, Muratpaşa ilçesinde hurda kafe isimli bir işletme açtı.
İnsanların "hurda" olarak gördüğü eşyaları toplayıp satmayı meslek haline getiren Memiş, Muratpaşa ilçesinde "hurda kafe" isimli bir işletme açtı.
Çöplerden, depo ve kömürlüklerden bulduğu eski paralardan, 100 yıllık gramofona, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti`nin ilk yıllarına ait gazete ve belgelerin de aralarında bulunduğu binlerce eski eşyayı sergileyen Memiş, ziyaretçilerini 100 yıllık bir yolculuğa çıkartıyor.
Memiş, insanların çok önemli eski eşyaları çöpe attıklarını ya da depolarının en kuytu köşelerine bırakarak unuttuklarını belirtti.
Memiş, insanların çok önemli eski eşyaları çöpe attıklarını ya da depolarının en kuytu köşelerine bırakarak unuttuklarını belirtti.
Kömürlüklerin Türkiye`nin kültüründe hazine olduğunu, orada eski ispirtolu gaz ocaklarını, dede ve ninelerden kalma eski sandıkların bulunabileceğini vurgulayan Memiş, bunları günyüzüne çıkartmanın kendisinde bir hastalığa dönüştüğünü söyledi.
Memiş, buldukları arasında kentin daha önce hiç ortaya çıkmayan siyah beyaz çok eski fotoğraflarının da olduğunu bildirdi.
Memiş, buldukları arasında kentin daha önce hiç ortaya çıkmayan siyah beyaz çok eski fotoğraflarının da olduğunu bildirdi.
Topladığı eşyalar arasında bulunan bir kadının yazdığı 1938`e ait günlükten çok etkilendiğini anlatan Memiş, bu günlükte Atatürk`ün öldüğü günün de hüzün dolu mısralarla anlatıldığını kaydetti.
Topladığı eşyalar arasında bulunan bir kadının yazdığı 1938`e ait günlükten çok etkilendiğini anlatan Memiş, bu günlükte Atatürk`ün öldüğü günün de hüzün dolu mısralarla anlatıldığını kaydetti.
İnsanların ruhunu doyuruyorum
"İnsanların ruhunu doyuruyorum"
Memiş, hurda kafenin özenle hazırlandığını belirterek, şöyle konuştu: "Buraya gelenin alışveriş yapması şart değil. İnsanların burada kafası dağılsın, huzur bulsun, ikram ettiğim bir bardak kahvemi içsin. Tarlanın ortasında bir garip Ahmet`im. Gelip kahvemi içtiklerinde mutlu oluyorum. Hurdalardan çeşitli eşyalar da yapıyorum. Çamaşır makinesi kazanından döner sandalye, araba lastiklerinden koltuk ve heykel gibi çalışmalarım var. Kafeye gelenler annesinin kullandığı makası, dedesinin kullandığı radyoyu görebiliyor. Burası kafe ama yiyecek içecek satmıyoruz. Gelenlere ikram ediyoruz. Burası hurdanın kafesi. İnsanların ruhunu doyuruyorum. Ziyaretçilerin duygularını, anılarını, hatıralarını canlandırıyorum. Burada ruhsal gıda var hem de bedava. Burası huzur yuvası. Burada masalsı bir yolculuk var."
Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
Yükleniyor lütfen bekleyiniz