Hayvancılığın yaygın yapıldığı Kars ve Ağrı`da, sıcaklığın gece sıfırın altında 20 dereceye kadar düştüğü dağ köylerinde yaşayan besiciler, yaz aylarında tarlalarda tırpanla biçerek kış için biriktirdikleri otları hayvanlarına ulaştırmak için sabahın ilk ışıklarıyla karla kaplı dağlara doğru yola çıkıyor.
Besiciler, köylerinde istifleyecek yeteri kadar geniş alan bulamadıkları için burada biriktirdikleri otları, at, eşek ve kızak yardımıyla veya sırtlarında taşıyıp köye getiriyor.
Hayvanlarının yem ve su ihtiyacını karşılamaya çalışan besiciler, kendi içme sularını da bölgedeki kaynaklardan temin ediyor.
Vatandaşlar, yarım metreyi bulan karda atlarına yükledikleri bidonlarla evlerine su taşıyor.
Köylerinin rakımının yüksek olduğunu ve fazla kar yağması nedeniyle hayvancılığın güçlükle yapıldığını söyleyen Muhammet Baştimar, şöyle konuştu: "Sabah 06.30 gibi kalkıyoruz, karları temizledikten sonra hayvanların yemini veriyoruz. Daha sonra köyün aşağısında akan bir çeşme var orada sulamaya götürüyoruz. Kış aylarında hayvanlara bakmak gerçekten çok zor, bazen çok soğuk oluyor bazen de tipiden önümüzü dahi göremiyoruz. Hava şartı ne olursa olsun hayvanlara bakmamız lazım, onlar bizim geçim kaynağımız. İhmal edersek gerekli özeni göstermezsek istediğimiz verimi alamayız."
Ağrı`nın Eleşkirt ilçesine bağlı Mollasüleyman köyünde besicilik yapan Rıdvan Aslan da geçim kaynakları olan hayvanların bakımını her şartta gerçekleştirdiklerini vurguladı.
Bölgede kışın çok çetin geçtiğine işaret eden Aslan, "Ağrı`da kışın hayvanları yemlemek zor oluyor. Eşeklere bağladığımız kızaklarla ot ve saman taşıyoruz. Yarım metreyi bulan kar kalınlığı var. Hayvanlar dışarıda yaklaşık 3 saat yemini yiyor, biz de onların başında bekliyoruz. Bu süreç her gün sabah ve akşam devam ediyor" dedi.
Aslan, geçim kaynakları olan hayvanlarına çocukları gibi şefkatle yaklaştıklarını anlattı.
Yükleniyor lütfen bekleyiniz