Covid-19 risk haritasında "Çok yüksek riskli iller" arasında bulunan kentte, hem kısmi kısıtlama hem de ramazan ayı nedeniyle birçok tarihi alan sessizliğe büründü.
Tarihi milattan önce 4 binlere dayanan Erzurum, coğrafi konumu itibarıyla yüzyıllardır pek çok devlet ve medeniyete ev sahipliği yapıyor.
Erzurum`un, doğu ile batının kilit noktasında yer alması dolayısıyla Hattiler`e kadar giden bir geçmişe sahip olmasına rağmen günümüze kadar görkemiyle ayakta kalan en eski tarihi yapısı, Roma İmparatorluğu (Bizans) döneminde yapılan ve imparator Theodosius`un isminin verildiği 5. yüzyıla ait Erzurum Kalesi oldu.
Roma dönemi sonrası Gürcüler, Saltuklular, Moğollar, İlhanlılar, Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Osmanlı İmparatorluğu`nun hakim olduğu şehir, o dönemlere ait çok sayıda eseri bünyesinde barındırıyor.
Erzurum, tarihi kalesinin yanı sıra Çifte Minareli Medrese, Ulu Cami, Üç Kümbetler, Yakutiye Medresesi gibi yüzlerce yıllık yapılardan oluşan kültürel mirasıyla tarihe ışık tutuyor. Farklı dönemlerde inşa edildikleri için her biri tarihten ayrı bir kesit sunan ve restorasyonlar sonucu birçoğu aslına uygun hale getirilen bu yapılar, şimdi sakin günlerini geçiriyor.
Taşhan esnaflarından Osman Günel, daha önceki yıllarda ramazan ayı geldiği zaman sessizlik olduğunu ancak Covid-19 nedeniyle daha fazla sessizliğe büründüklerini ve işlerinin azaldığını söyledi.
Yeni kısıtlamaların da işleri etkilemesiyle günlerinin boş geçtiğini vurgulayan Günel, "İnşallah daha iyi olacak. Allah insanlığı bu hastalıktan kurtarsın. İnşallah eski günlerimize döneriz." dedi.
Tarihi mekanlar arasında fayton seferi yapan Nevzat İzel ise salgın nedeniyle sakin dönem geçirdiklerini, her yıl ramazan ayında işleri olurken son iki ramazanda Covid-19 nedeniyle iş yapamadıklarını belirtti.
Yükleniyor lütfen bekleyiniz