Ustasının yanında 13 yaşındayken daha önce saraçlık olarak bilinen mesleğe başlayan Şahin, Çanakkale`nin Biga ilçesinde duvarlarını pehlivan fotoğraflarının süslediği tek odalı atölyesinde üretime devam ediyor.
Ustasının yanında 13 yaşındayken daha önce "saraçlık" olarak bilinen mesleğe başlayan Şahin, Çanakkale`nin Biga ilçesinde duvarlarını pehlivan fotoğraflarının süslediği tek odalı atölyesinde üretime devam ediyor.
Mesleğini aşkla yapan 77 yaşındaki İrfan Şahin`in büyük ustalıkla işlediği kispetler, çok sayıda pehlivan tarafından kullanıldı.
Mesleğini aşkla yapan 77 yaşındaki İrfan Şahin`in büyük ustalıkla işlediği kispetler, çok sayıda pehlivan tarafından kullanıldı.
Yetiştirdiği çıraklar sayesinde mesleğinin unutulmamasına da katkı sağlayan İrfan usta, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünün (UNESCO) somut olmayan kültür mirası çalışmaları kapsamında, Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğünce 2010 yılında "Yaşayan İnsan Hazinesi" olarak tescil edildi.
Şahin, 64 yıldır el emeği, göz nuru kispetlerini birçok başpehlivana giydirmenin gururunu yaşıyor.
Şahin, 64 yıldır el emeği, göz nuru kispetlerini birçok başpehlivana giydirmenin gururunu yaşıyor.
İrfan Şahin, yaptığı açıklamada, ortalama bir insan ömrü süresince kispet diktiğini söyledi.
İrfan Şahin, yaptığı açıklamada, ortalama bir insan ömrü süresince kispet diktiğini söyledi.
Henüz çocuk yaştayken dönemin ünlü ustası Mustafa Turabi`nin çırağı olarak başladığı mesleğini ara vermeden sürdürdüğünü anlatan Şahin, "Bütün dünyaya `Türk gibi kuvvetli` sözünü yayan cihan pehlivanlarının torunlarının torunlarıyla 64 seneden beri beraberim. Ustamla kış aylarında atlara yular yapar, yazın kispet dikerdik. O zaman nüfusumuz çok azdı. O zamanın ünlü pehlivanları ustama gelip kispet yaptırıyorlardı. Ben de `Bir gün başpehlivanlara kispet dikecek miyim?` diye düşünürdüm, neredeyse hepsine diktim." dedi.
İrfan Şahin, teknolojinin gelişmesiyle atlara yular yapım işinin azalması üzerine kispet dikimine ağırlık verdiklerini dile getirdi.
İrfan Şahin, teknolojinin gelişmesiyle atlara yular yapım işinin azalması üzerine kispet dikimine ağırlık verdiklerini dile getirdi.
Ustasını dikkatle izleyerek işin inceliklerini öğrendiğini aktaran Şahin, şunları söyledi: "Birçok ünlü pehlivana kispet diktim. 1967`de ustam aniden rahmetli oldu. Aynı sene İstanbul`da da diğer ustalarımızdan Hidayet usta rahmetli oldu. 25 yaşında genç bir usta olmuştum. Pehlivanlar beni bulmak için Biga`ya akın ediyordu. Hepsiyle tanıştım, kispetlerini diktim. Allah onlara en güzel başarıları yaşattı, çok şükür hepsine şahit oldum. Bu sanata gönül verdim. Bugüne kadar binlerce kispet diktim. Şu anda çıraklarımı yetiştiriyorum. Çıraklarımla, kalfalarımla her gün görüşüyorum `Daha iyi nasıl yaparız` diye, çünkü bu yeşil çayırlarda `Türk gibi kuvvetli` sözünü çıkartan yiğit dedelerimizin torunları da bu çayırlarda güreşiyor. Yağlı güreşi öldürmeyeceğiz. 3 cumhurbaşkanına (Turgut Özal, Süleyman Demirel ve Recep Tayyip Erdoğan) kispet yaptım. Bu, benim için çok büyük bir şeref."
Ata sporumuz daha iyi yerlere gelecek
"Ata sporumuz daha iyi yerlere gelecek"
Ata sporu yağlı güreşin daha iyi yerlere geleceğini dile getiren İrfan Şahin, "Şu anda Türkiye`de 76 başpehlivan var, hepsi yiğit, hepsi tahsilli insanlar. Arkadan gelen nesil de üniversite mezunu, hepsi kültürlü insanlar." diye konuştu.
Hile yapmayın, en güzelini yapın.
"Hile yapmayın, en güzelini yapın."
En büyük zenginliğinin gittiği yerlerde sevilmesi, saygı görmesi olduğunu anlatan, kispetin en güzelini, en iyisini yaptığını, hiçbir zaman parayı önemsemediğini söyleyen İrfan usta, "İşlerimi en güzel şekilde yaptığım için beni UNESCO`ya seçtiler. Gençlere de aynı şeyleri tavsiye ediyorum; Hile yapmayın, en güzelini yapın. Çıraklarım da benim tavsiyelerime uyuyorlar. Onlar da `Daha iyi nasıl yaparız` diye çaba gösteriyorlar." ifadelerini kullandı.
Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
Yükleniyor lütfen bekleyiniz