İlkokul çağlarında merak duyduğu neyle öğretmenlik yıllarında, Kayseri Büyükşehir Belediyesi konservatuvarında tanışan 65 yaşındaki Günay, yaklaşık 25 yıldır bu enstrümana büyük bir aşkla nefes veriyor.
İlkokul çağlarında merak duyduğu neyle öğretmenlik yıllarında, Kayseri Büyükşehir Belediyesi konservatuvarında tanışan 65 yaşındaki Günay, yaklaşık 25 yıldır bu enstrümana büyük bir aşkla nefes veriyor.
Görev yaptığı yıllarda evinin bir odasını atölyeye dönüştüren Günay, bu işi 2013 yılından bu yana, Selçuklu döneminde yaptırılan Hunat Hatun Külliyesi`nde devam ettiriyor.
Görev yaptığı yıllarda evinin bir odasını atölyeye dönüştüren Günay, bu işi 2013 yılından bu yana, Selçuklu döneminde yaptırılan Hunat Hatun Külliyesi`nde devam ettiriyor.
Günay, yaptığı açıklamada, bir neyzene en büyük keyfi, kendi yaptığı enstrümanı üflemenin verdiğini söyledi.
Günay, yaptığı açıklamada, bir neyzene en büyük keyfi, kendi yaptığı enstrümanı üflemenin verdiğini söyledi.
Neyi hem üretiyorum hem de üflüyorum.
"Neyi hem üretiyorum hem de üflüyorum."
Ney ile 25 yıl önce tanıştığını anlatan Günay, "Öğretmenlik yaparken 1994-1995 yıllarında Kayseri Büyükşehir Belediyesinde konservatuvara gittim. Zaten ilkokul çağlarında bu üflemeli çalgılara karşı merakım vardı. Kurstan ayrıldıktan sonra bu işin araştırmasını yapmaya başladım. Neyzenlerin ve yapım işiyle uğraşanların yanına gittim. Bu sırada bu işi geliştirdim. Ondan sonra kendi evimin bir odasında bu işi yapmaya başladım. Böylece ney ile iç içe olduk. O günden beri neyi hem üretiyorum hem de üflüyorum. Böyle tarihi bir mekanda çocukluk hayalimi gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyorum." diye konuştu.
Emekli olduktan sonra zamanını boşa harcamak istemediğini belirten Günay, yaptığı işin büyük maharet ve ince işçilik istediğini dile getirdi.
Emekli olduktan sonra zamanını boşa harcamak istemediğini belirten Günay, yaptığı işin büyük maharet ve ince işçilik istediğini dile getirdi.
Yurt dışından gelen taleplerde oluyor
"Yurt dışından gelen taleplerde oluyor"
Günay, yaptığı neylerin yurt içi ve dışından ilgi gördüğünü belirterek şöyle devam etti: "Emekli olduktan sonra boş durmamak adına bu sanatı böyle bir tarihi mekanda yapmaya devam ediyorum. Ney işine giren insan zaten çıkamıyor. Ben de bu işi yaparken kendimi daha dinç hissediyorum. Yaptığım neyleri sadece yurt içine vermiyorum. Yurt dışından gelen talepler de oluyor. Oralara da gönderiyoruz. Amerika`dan arkadaşlar neylerini benden alıyor. Sadece posta yoluyla değil, kendi gelip alan da oluyor. Avrupa`ya da gönderiyoruz."
Bu sanatı gelecek nesillere aktarmak istediğini vurgulayan Günay, "Unutulmaya yüz tutan bu geleneksel el sanatımızı genç arkadaşlarımıza öğretirsek gerçekten çok mutlu olurum. Onlar böyle şeyler yaptıkça ben seviniyorum. Buraya gelen arkadaşların çoğu genç. Üniversitede okuyan ve yeni öğrenen gençler geliyor. Ben de onlara yardımcı oluyorum. Bu sevgiyi kaybetmemeleri adına onlar için elimden gelen bütün imkanlarımı kullanıyorum." ifadelerini kullandı.
Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
Yükleniyor lütfen bekleyiniz