Bölgede saklı kalan güzellikleri görmek için Cilo Dağı ve buradaki Sat Gölleri`ne gelen vatandaşlar, rengarenk açan çiçekleri, masmavi suyu ve erimemiş kar kütlelerinin bir arada görülebildiği eşsiz manzarada zaman geçirmenin mutluluğunu yaşıyor.
Bölgede saklı kalan güzellikleri görmek için Cilo Dağı ve buradaki Sat Gölleri`ne gelen vatandaşlar, rengarenk açan çiçekleri, masmavi suyu ve erimemiş kar kütlelerinin bir arada görülebildiği eşsiz manzarada zaman geçirmenin mutluluğunu yaşıyor.
İsviçre Alpleri`ni aratmayan Cilo ve İkiyaka dağlarının zirvelerine yakın bölgede bulunan ters lale, insan, yılan, geyik, dağ keçisi, yaban koyunu, tavşan, kurt, tilki ve sembolik şekillerden oluşan kaya resimleri de ziyaretçilerin ilgisi çekiyor.
İsviçre Alpleri`ni aratmayan Cilo ve İkiyaka dağlarının zirvelerine yakın bölgede bulunan ters lale, insan, yılan, geyik, dağ keçisi, yaban koyunu, tavşan, kurt, tilki ve sembolik şekillerden oluşan kaya resimleri de ziyaretçilerin ilgisi çekiyor.
Tarih öncesi döneme ait olduğu değerlendirilen kaya resimlerinin olduğu bölgede bol bol fotoğraf çeken ziyaretçiler, semboller karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi.
Tarih öncesi döneme ait olduğu değerlendirilen kaya resimlerinin olduğu bölgede bol bol fotoğraf çeken ziyaretçiler, semboller karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu, kaya resimleri geleneğinin Sibirya, Orta Asya, Kafkasya ve Anadolu`dan geldiğini söyledi.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu, kaya resimleri geleneğinin Sibirya, Orta Asya, Kafkasya ve Anadolu`dan geldiğini söyledi.
Bunlar çok önemli arkeolojik veriler
"Bunlar çok önemli arkeolojik veriler"
Kaya resimleri geleneğinin daha çok avcı ve toplayıcı döneme tarihlendirildiğini belirten Çavuşoğlu, şunları kaydetti: "Bunlar çok önemli arkeolojik veriler. Günümüzden yaklaşık 10-12 bin yıl öncesine kadar götürebilmekte. Geyik, dağ keçisi, kurt, yılan ve o zaman doğada bulunan yabani hayvanların betimlendiğini görüyoruz. Bu, önemli bir şey çünkü avlayıcı topluluktan sonraki demir çağlarına kadar bu coğrafyada yaban hayatının devam ettiğini gösteriyor. Bunun en güzel kalıntılarını Urartu merkezlerinde yapılan kazılarda görüyoruz. Bölgedeki hayvan florası hakkında çok net bilgiler veriyor. Bu resimler, geyik, yaban koyunu ve yaban keçisinin burada yaşadığını gösteriyor."
Kaya resimlerinin vurgu tekniğiyle çizildiğini anlatan Çavuşoğlu, "Çok iyi gözlemleyerek ve ustalıkla hayvanları betimlemişler. İlk gördüğümüzde resmin hangi hayvana ait olduğunu anlayabiliyoruz. İçinde semboller de var. Bunların dinsel boyutu da olabilir. Arkeolojik olarak geniş bir coğrafyada aynı türdeki figürlere rastlamak mümkün." değerlendirmesinde bulundu.
Yükleniyor lütfen bekleyiniz