Urartu Kralı II. Sarduri tarafından Milattan Önce 750 yılında yaptırılan Çavuştepe Kalesi ve kuzey kısmındaki nekropol alanında yürütülen kazı çalışmalarında, Urartuların ölü gömme adetleri ve yaşam tarzına ilişkin yeni bilgiler elde ediliyor.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu başkanlığında antropolog, arkeolog, sanat tarihçi ve restoratörlerden oluşan 25 kişilik ekiple, 2 bin 750 yıllık nekropolde Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle yapılan kazılarda, Urartu tarihine ışık tutacak bulgulara rastlandı.
Nekropolde ölünün yakılmış külleri ile değerli eşyalarının bulunduğu urneler Urartuların ölü gömme adetlerine de ışık tutuyor.
Kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan 45 urnenin üzerinde ruhun girip çıktığına inanıldığı delikler, dikkat çekiyor. Urne ve içerisindekiler arkeologlarca laboratuvar ortamında mercek altına alınacak.
Kazı başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu, yaptığı açıklamada, Çavuştepe Kalesi`nde 2017`de ortaya çıkarılan nekropolde her yıl kazı çalışması yürüttüklerini söyledi.
Yaptıkları kazı çalışmalarında Urartu arkeolojisi ve ölü gömme gelenekleri açısından önemli arkeolojik verilere ulaştıklarını aktaran Çavuşoğlu, bulunan 45 urnenin bölge tarihi açısından önemli veriler sunduğunu ifade etti.
45 urne tespit etmiş olduk
"45 urne tespit etmiş olduk"
Urartularda önemli bir ölü gömme geleneği olan urnelerin titizlikle inceleneceğini anlatan Çavuşoğlu, "Bu yıl kazıların en önemli ayağını urneler oluşturuyor. Urnelerin en önemli özelliği ise cesedin yakıldıktan sonra geri kalmış tüm kemik dokusu ve külleri ile bir çömleğin içine bırakılıp, mezarın yanına gömülmesi. Bu yıl ki kazılarla birlikte şu ana kadar 45 urne tespit etmiş olduk." dedi.
Urne tarlası diyebileceğimiz bir olguyla karşı karşıyayız
"Urne tarlası diyebileceğimiz bir olguyla karşı karşıyayız"
Çalışmaların Urartu dönemine ilişkin yeni bilgiler verdiğini değerlendiren Çavuşoğlu, şunları kaydetti: "Bu urnelerin yüzeylerinde ruhun girip, çıktığına inanıldığı delikler bırakılmış. Şu an yaptığımız çalışmalarda resmen urne tarlası diyebileceğimiz bir olguyla karşı karşıyayız. Çıkan malzemeden bunların 2 bin 750 yıl önce, Urartu döneminde kullanıldığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Urneleri laboratuvar ortamında detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. Buradan çıkacak sonuçlar bize önemli bilgiler sunacaktır."
Yükleniyor lütfen bekleyiniz