TRT Haber

  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kahramanmaraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kilis
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Şanlıurfa
  • Şırnak
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
Ankara  26ºC
Az Bulutlu

Bilim ve barış kıtası Antarktika'da "araştırma" yarışı

Türkiye'nin bu yıl 3. Ulusal Bilim Seferi'ni düzenlediği Antarktika, zorlu coğrafyası ve doğasıyla kaşiflerin ve bilimsel araştırma ekiplerin ilgi odağı oldu.

14.02.2019

Dünyanın en soğuk, rüzgarlı ve kurak kıtasında, sadece bilimsel araştırmaların yapıldığı 30 ülkenin 100`e yakın üssü bulunuyor.
Yüzde 98`i, ortalama kalınlığı 1,6 kilometre olan buz tabakasıyla kaplı kıtada, yeryüzündeki kullanılabilir tatlı suyun yüzde 67`si buzul olarak bulunuyor.
Kış mevsiminde yaklaşık 18 milyon kilometrekareyi bulan deniz buz alanı, yazın 2-3 milyon kilometrekareye kadar düşüyor.
Deniz buzları iklim sistemini dengelerken, besin zincirinin başlangıcı olan alglerin birikimini sağlıyor, çeşitli canlılara yuva ve üreme alanı oluyor.
Antarktika, dünyanın en soğuk, rüzgarlı ve kurak kıtası olarak tanımlanıyor. Kıtada rüzgarın hızı saatte 327 kilometreye kadar çıkabiliyor.
Kıtadaki en düşük sıcaklık Rusya`nın Vostok İstasyonu`nda 1983`te eksi 89,2 derece olarak kaydedilirken, ölçülen en yüksek sıcaklık 14,5 derece oldu.
Antarktika`da yaz mevsimi, kasım-şubat aylarında yaşanıyor. Dünyanın en büyük çölü olarak da tanımlanan Antarktika, resmi bir zaman dilimi içinde yer almıyor.
Antarktika`nın el değmemiş doğası dünyanın geleceği için büyük önem taşıyor. Kıtanın barındırdığı canlı deniz kaynakları ve buzullarında saklı su potansiyeli, yeryüzünün gelecekteki su ve gıda güvencesi olarak görülüyor.
Kıtanın biyolojik yapısı, dünya ekosisteminin dengesi bakımından önem taşıyor.
Antarktika, barındırdığı zengin doğal kaynakların yanı sıra iklim araştırmaları, jeofizik, biyoloji, uzay bilimleri ve diğer birçok bilim dalları için "doğal laboratuvar" özelliği taşıyor. Bilim insanlarının çeşitli alanlarda araştırmalar yaptığı kıtada, zengin maden rezervlerinin de bulunduğu tahmin ediliyor.
Kıtada dünya tarihine dair ipuçları içeren buz ve tortu kalıntıları da bulunuyor. Bölgenin canlı organizmalarının zor koşullarda hayatta kalacak genetik sırları içerdiği belirtiliyor.
Son yıllarda yaşanan önemli teknolojik gelişmelerle kıtada önemli iklim modellemeleri ve ilaç araştırmaları hayata geçiriliyor.
Kıta üzerinde bulunan buz tabakaları içine hapsolmuş ve geçmişe ait verileri içeren hava kabarcıkları ve tortular incelenerek iklim değişiklikleri öngörülebiliyor. Ayrıca, Antarktika`da olağan dışı koşullarda oluşan kimyasal maddelerden ise kanserden antibiyotik dirençli enfeksiyonlara kadar çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanabilecek ilaçlar üretilebiliyor.
Antarktika, zorlu coğrafyası ve gizemli yapısıyla 18. yüzyıldan bu yana kaşifler ve bilimsel araştırma ekiplerinin gözde noktalarından birini oluşturuyor.
Yerli halkı olmayan ve hiçbir ülkenin yönetimi altında bulunmayan Antarktika, "bilim ve barış kıtası" olarak adlandırılıyor. Kıtaya penguenler, foklar, balinalar, kuşlar ve çeşitli hayvanlar ev sahipliği yapıyor.
1959`da imzalanan Antarktika Antlaşması, kıtayı barış ve bilime adanmış doğal koruma alanı olarak güvence altına alıyor. Antarktika bu özelliğiyle insanlığın ortak yararına adanmış yegane toprak parçası ve deniz alanı olma özelliği taşıyor.
Halihazırda 53 ülkenin taraf olduğu antlaşmayla kıtada sadece bilimsel çalışmaların ve araştırmaların yapıldığı istasyonların faaliyet göstermesine izin veriliyor.
30 ülkenin 100`e yakın bilim üssü var
Ulusal Antarktika Programları Yöneticileri Konseyi verilerine göre, Antarktika`da, ABD, Çin, Birleşik Krallık, Rusya, Hindistan, Bulgaristan, Ukrayna, Şili ve Arjantin`in de aralarında bulunduğu 30 ülkenin 100`e yakın bilim üssü bulunuyor.
Üslerin neredeyse yarısı ulaşımı kolay ve yaşama elverişli olan Antarktik Yarımadası`nda konumlanırken, Güney Kutup Noktası gibi zorlu koşulları olan bölgelerde de üsler yer alıyor.
Çoğu bilim üssü yalnızca yaz aylarında faaliyet gösterirken, bazı üslerde yıl boyunca çalışılabiliyor.
Türkiye de son yıllarda Antarktika`da önemli bilimsel çalışmalara imza atıyor.
Kıtaya bu yıl Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde 3. Ulusal Bilim Seferi`ni düzenleyen Türkiye, bilim üssü kurma girişimiyle Antarktika`daki araştırmalarını bir üst seviyeye çıkarmayı ve danışman ülke statüsüne geçmeyi hedefliyor.
Antarktika`da bilimsel araştırma üssü bulunan ülkeler ise şunlar:
ABD, Almanya, Arjantin, Avustralya, Belarus, Belçika, Birleşik Krallık, Brezilya, Bulgaristan, Çekya, Çin, Ekvador, Finlandiya, Fransa, Güney Afrika, Güney Kore, Hindistan, Hollanda, İspanya, İsveç, İtalya, Japonya, Norveç, Peru, Polonya, Rusya, Şili, Ukrayna, Uruguay, Yeni Zelanda.