Gerçeğe çağrı (Total Recall) Marslı (Martian), Çelik Adam (Man of Steel) gibi bilim kurgu filmlerinde karşımıza çıkan kavramlardan bir de Terraforming yani Dünyalaştırma. Ancak bu konu bilim kurgu olmaktan çıkıp bilim gerçeğe dönüşmeye başladı. Peki dünyalaştırma nedir, başka bir gezegende bunu uygulamak ne kadar mümkün ve aşılması gereken engeller neler?
Dünyalaştırma, bir gezegenin ya da uydusunun koşullarını dünyaya benzetme, yani insanların yaşayabilmesi için uygun hâle getirme süreci. Tıpkı Gerçeğe Çağrı filminde insanların Mars’ı Dünyalaştırması ya da Süpermen filminde uzaylıların, Dünya’yı Kriptonlaştırmaya çalışması gibi.
Her ne kadar kulağa uçuk bir film senaryosu gibi gelse de birçok bilim insanı dünyalaştırma teorisinin gerçeğe dönüştürülebilir olduğu görüşünde. Bildiğiniz gibi NASA’nın uzay aracı Perseverance’ın Mars’a başarılı inişinin ardından, Kızıl Gezegen gündemin en merak edilen konularından biri haline geldi. Son olarak uzay aracı gezegenin atmosferinden aldığı karbondioksidi oksijene çevirmeyi başardı. Bu da dünyalaştırma için ilk adımlardan biri olarak kabul ediliyor.
Bu adım kapalı alanlar için bir çözüm yolu olabilir ancak uzun vadede geniş yerleşimler için daha kapsamlı çözümler gerekiyor. Mars`ın atmosferi çoğunlukla karbondioksitten oluşuyor, gezegenin havası insan yaşamını desteklemiyor.
Yerçekimi Dünya`nın yalnızca yüzde 38`i kadar. Bu durum yaşama engel değil ancak Dünya yer çekimine alışkın biri için uzun vadeli sağlık problemleri yaratabilir. Ek olarak, Mars`taki atmosfer, deniz seviyesindeki Dünya atmosferinin yaklaşık yüzde 1`ine eşit. Yani Mars bizi öldürmek için sayısız olanağa sahip. Bu durum Kızıl Gezegen’de yaşamayı şimdilik imkânsız hale getiriyor.
Dünyalaştırma için çözülmesi gereken ilk sorun atmosfer. Elimizdeki mevcut teknoloji ne yazık ki tüm gezegeni yaşanabilir yapmaktan çok uzakta. Bunun yerine en azından başlangıç olarak kubbe şeklinde yaşam alanlarının oluşturulması ön görülüyor. Çözülmesi gereken ikinci sorun, yaşamın kaynağı su. Mars’ın özellikle iki kutup bölgesinde geniş su buzları mevcut. Mart 2007’de NASA, güney kutbu bölgesindeki su buzlarının erimeleri halinde suların gezegenin tüm yüzeyini kaplayacağını ve oluşacak bu okyanusun derinliğinin 11 metre olacağını hesapladı. Yani su sorununun ortadan kalkması için buzulların eritilmesi gerekecek.
Problemlerden biri de sıcaklık. Mars, Dünya`ya göre Güneş`e çok daha uzak ve Güneş ışınlarını bize göre yüzde 40 daha az alıyor. Gündüz sıcaklığı yaşama el verişli çünkü 30 dereceyi buluyor. Ancak geceleri eksi 140 dereceye kadar düşüyor.
Bu konuda bilim insanlarının iki farklı projesi var. İlki Mars’ın güney ve kuzey kutbunun üzerini 1700 km genişliğinde aynayla kaplamak. Bunlar uzayda yörüngede duracaklar ve güneş ışığını buzlara yansıtacaklar. Böylece kutupları eriterek hem su buharını hem de karbondioksit gazını açığa çıkaracaklar.
Diğer plan ise gezegenin yüzeyinde 20 km derinliğinde dev çukurlar açmak. Bu da Mars’ın sıcak iç kesimlerinin açığa çıkarak yüzeyi ısıtmasını sağlayacak aynı zamanda topraktaki karbondioksiti havaya salacak.
Bilim insanları her ne kadar Mars’a odaklanmış olsa da dünyalaştırma için Venüs, Jüpiter, Ay, Europa ve Titan uyduları hatta bazı dev gök taşları dahi aday.
Elbette o zamana kadar Kriptonlu bir vatandaş dünyayı kriptonlaştırmaya çalışmazsa…
Yükleniyor lütfen bekleyiniz