Bakan Kurum, Barış ve Cumhuriyet Sitelerinin olduğu alanda yürütülen enkaz kaldırma çalışmalarını inceledi, yetkililerden bilgi aldıktan sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, 17 binada enkaz kaldırma çalışmalarının tamamlandığını, bu binaların etrafındaki riskli yapıların da tespitlerinin sürdüğünün söyledi.
Bu binalar içinde acil yıkılması gerekenlerin yıkım süreçlerini başlattıklarını kaydeden Kurum, şöyle konuştu: "Şu an bulunduğumuz alan Barış ve Cumhuriyet Sitesi`nin bulunduğu alan. Cumhuriyet Sitesi`ndeki binalarımız yan yatmış, içine girilmez durumda. Barış Sitesi de 11 vatandaşımızın hayatını kaybettiği bölgemiz. Bu bölgede de arama kurtarma çalışmaları fiilen tamamlandı. Artık enkaz kaldırma ve eski binaların yıkım sürecini başlattık. Tüm İzmir`de farklı birçok noktada şu an riski binalara ilişkin yıkım süreci devam etmektedir. Bayraklı ilçesinde yıkılan 17 binamızın da yer aldığı 4 mahalledeki hasar tespit çalışmalarını tamamladık."
Bakan Kurum, diğer mahallelerde de çalışmaların devam ettiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Riskli binaları İzmir haritamıza işliyoruz. Burada ağır hasarlı binaların yoğun olduğu yerlerde, etrafındaki binaların da tespitini yapmak suretiyle yerinde dönüşüm projesi gerçekleştireceğiz. Yerinde yapacağız, zemin artı 5 katlı yapacağız. Bu kapsam projelerimiz yürütülüyor. İzmir Şehir Hastanemizin hemen arkasında yer alan rezerv alanda da 3 bin rezerv konut üretimi için çalışmalarımızı başlattık. Projelendirme çalışmalar devam ediyor. Eşzamanlı bir şekilde inşaata 1 ay içinde başlayıp, 1 yıl içinde de tamamlamayı hedefliyoruz."
Vatandaşların taşınma sürecinde eşyalarını koyabilecekleri depo tahsisinin İzmir Valiliği tarafından yapıldığını kaydeden Kurum, "Taşınan ve eşyasını alamayanlara da yardımlarımız her gün düzenli olarak yapılmaktadır. Eşyasını alamayan vatandaşlarımıza 30 bin lira, yine ev sahiplerimize 13 bin lira ve kiracılara 5 bin lira kira yardımı hesaplara yatmaya devam etmektedir." dedi.
Kurum, Bayraklı ilçesinde 19 gün sonra konteyner kentin tamamlanacağını belirterek, "Çadır kentlerimiz de vatandaşlarımızın her türlü sağlık müdahalesinin yapılacağı, yine Kovid testi dahil her türlü testini, ilk yardım hizmetini alabileceği şekilde yapılanmış durumda. Tüm ekiplerimiz sahada. Hızlı bir şekilde İzmirimizin yaralarını sarmak için uğraşıyoruz." diye konuştu.
Bir gazetecinin 1999`daki "Marmara Depremi`nin ardından 11 kez imar affı mecliste çıkarılmıştı. Bu durumda mecliste bir sorumluluk olduğunu düşünüyor musunuz? Bundan sonraki süreç nasıl etkilenecek? şeklindeki soru üzerine Kurum, şöyle konuştu: "Arkadaşlar imar barışından bahsediyorsunuz galiba. İmar barışı binaların riskli olmadığı anlamına gelmiyor. Bunu kimse de dile getirmedi. İmar Barışı, vatandaşın devletle, binaların üzerindeki kaçak yapıları sebebiyle elektriğini, suyunu, doğalgazını alamaması sebebiyle vatandaşımızın devletle olan yapı kayıt belgesi alması kaydıyla imar barış süreci başlatıldı. Bu binalar riskli değildir anlamı çıkarmamak lazım. İmar Barışı sadece vatandaşlarımızın tapuda şerhleri olan, tapuda mülkiyetlerini gösteremedikleri, yine devletin verdiği hizmetlerden faydalanamayan alanlara vatandaşımıza yardım olması amacıyla çıkarılmış bir düzenleme."
Yükleniyor lütfen bekleyiniz