Buğday, nohut, fasulye, incir, tarçın ve şeker gibi 40`a yakın malzemeyle hazırlanan aşure sofraları tatlandırıyor.
2
Muharrem ayında pişirilip ikram edildiğinde birlik, beraberlik, bolluk ve bereket getirdiğine inanılan aşure için Balkanlar`dan göç edenlerin yaşadığı ve “Balkan köyleri” olarak adlandırılan köylerde hemen her evin bahçesinde kazanlar kaynamaya başladı.
3
Bu hazırlıklar dolayısıyla Balkan köylerindeki evlerde bugünlerde tatlı bir telaş yaşanıyor.
4
Sabah erken başlanıyor
Sabahın ilk ışıklarıyla evlerinin avlularında odun ateşini yakan kadınlar, önceki günden ıslattıkları buğday, nohut ve kuru fasulye gibi bakliyatları özenle harmanlıyor.
5
İncir, kayısı, kuru üzüm, fındık ve ceviz gibi onlarca malzemenin bir araya getirildiği bu zahmetli süreç, köy kadınlarının yardımlaşması ve duaları eşliğinde yürütülüyor.
6
Pehlivanköy ilçesinin Kuştepe köyünde yaşayan Gülşen Gürses ile annesi Mürvet Gürses`in aşure mesaisi görüntülendi.
7
"Geleneğe ve kültüre sahip çıkıyoruz"
Gürses, yaptığı açıklamada, muharrem ayına ulaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.
Her yıl muharrem ayında aşure yaptıklarını belirten Gürses, geleneklerine ve kültürlerine sahip çıkmaya çalıştıklarını kaydetti.
8
Aşurenin Hz. Nuh`un ibretlik bir öyküsünden ilham alınarak hazırlandığını vurgulayan Gürses, şunları kaydetti:
"Bizler için de bir yokluk yemeği sayılabilir esasında. Hz. Nuh, tufanda artık bütün yiyeceklerin bittiği ve her yiyecekten çok az miktarda kaldığı bir zamanda her şeyi bir tencereye koymak şeklinde bir çorbaya dönüşmüştür. Bu da aşure adıyla Hz. Nuh`a dayandırılır. Biz de bugün bunu köyümüzde, köyüm Kuştepe`de annemle beraber evimizdeki her şeyden bir miktar tencere içine katmak suretiyle yaptık. Çok da güzel oldu, çok da lezzetli oldu. Odun ateşinde pişirdik." diye konuştu.
9
Her yıl muharrem ayında aşure yaptıklarını belirten Gürses, geleneklerine ve kültürlerine sahip çıkmaya çalıştıklarını kaydetti.
Aşurenin Hz. Nuh`un ibretlik bir öyküsünden ilham alınarak hazırlandığını vurgulayan Gürses, şunları kaydetti:
"Bizler için de bir yokluk yemeği sayılabilir esasında. Hz. Nuh, tufanda artık bütün yiyeceklerin bittiği ve her yiyecekten çok az miktarda kaldığı bir zamanda her şeyi bir tencereye koymak şeklinde bir çorbaya dönüşmüştür. Bu da aşure adıyla Hz. Nuh`a dayandırılır. Biz de bugün bunu köyümüzde, köyüm Kuştepe`de annemle beraber evimizdeki her şeyden bir miktar tencere içine katmak suretiyle yaptık. Çok da güzel oldu, çok da lezzetli oldu. Odun ateşinde pişirdik." diye konuştu.
10
Gürses, aşurenin herkes tarafından beğeniyle tüketildiğini kaydetti.
11
Aşureyi yaparken ve tüketirken geçmişten de ders çıkarmaya çalıştıklarını vurgulayan Gürses, şöyle devam etti:
"Her şeyi bir araya koyarak ona uygun kıvam ve lezzeti verecek aromaları koyduğumuz zaman her şey çok güzel bir yemeğe, bir çorbaya dönüşebiliyor. Bunu hissettik tabii ki. Bu ay bize zaten bunu anlatan bir ay.
Hz. Nuh`tan da bize zaten bu mirastır ve bunu bize anlatır. Tüm çarelerin tükendiği bir noktada yine de bizim kaynayacak bir aşımız, dolu dolu bir tenceremiz olabilir. Biz de bunu hem düşünüyoruz hem de afiyetle yiyoruz."
Yükleniyor lütfen bekleyiniz
SIRADAKİ GALERİ
Erzurum'da, Anadolu topraklarının sevimli kemirgeni ''gelengi'' görüntülendi