İstanbul`da son 2 bin yılda 40 kara kış yaşandı.
1850 yılından bu yana alete dayalı yapılan sıcaklık ölçümleri yaşanan iklim değişikliği ve kara kışlara ilişkin verileri daha net ortaya koyuyor.
Daha eskiye dayalı iklim bilgileri ise meteorolojik olayların toplumlardaki sosyo-ekonomik yansımasından, ağaç halkalarından, buzullar ve tortulardan alınan izotop incelemeleri sonucunda elde ediliyor.
Karadeniz’den buz kütlelerinin sürüklenmesiyle İstanbul Boğazı birçok kez tamamen ve bazen de kısmen dondu.
Yapılan araştırmalara göre 1621 yılından itibaren İstanbul 20 kez kara kışa teslim oldu.
Özellikle 1929, 1954 ve en son 1987 kışları şehrin hafızasına yerleşti.
Meteoroloji Mühendisi Prof. Dr. Hüseyin Toros İstanbul`un en soğuk günlerini anlattı.
Hüseyin Toros: Tarihte İstanbul`da zaman zaman kara kışların yaşandığı dönemlere baktığımız zaman bu konuda çok değişik araştırmalar yapılıyor. Şu anda dünya yüzeyinde binlerce noktada ölçümler yapıyoruz. Deniz yüzeyinden, uydudan ve radarlarla gözlemler yapıyoruz. Bilhassa son iki bin yıldır, İstanbul`da 40 civarında çok şiddetli kış geçtiğini kayıtlardan görebiliyoruz. 17`nci yüzyıldan günümüze baktığımızda da yine birçok şiddetli kar fırtınalarının İstanbul`da yaşandığını söyleyebiliriz. 1954 yılı, fotoğraf makinelerinin de gelişmiş olması sebebiyle İstanbul Boğazı`nın Karadeniz`den gelen büyük kar ve buz kütleleriyle kaplandığını görüyoruz.
Hüseyin Toros: Kara kışlara baktığımızda İstanbul Boğazı`nın 12 defa tamamen buzla kaplandığını söyleyebiliriz. Boğaz 6 defa kısmen buzla kaplandı, Haliç ise 15 kez dondu. Bu durum daha çok Karadeniz`i besleyen tatlı su kaynaklarının aşırı soğuklardan dolayı donması, daha sonra sıcak bir hava dalgasının gelmesiyle erimesi ve büyük buz kütlelerinin İstanbul Boğazı`nı kaplamasıyla oluşuyor.
İstanbul`da yaşanan son kara kışın tarihi Mart 1987`ydi. Günlerce devam eden yağış ve fırtına hayatı felç etti. Hüseyin Toros tanık olduğu o tarihi günleri anlattı.
Hüseyin Toros: İstanbul en son 1987 yılında 4-10 Mart tarihleri arasında yoğun bir kar yağışı yaşadı. Yol kenarlarında arabalar devrildi, terk edildi. Hayatı son derece olumsuz etkiledi. Dağdaki kurtların yiyecek bulamayarak şehre kadar geldiğini hep beraber gördük. Bu sistemler genel olarak ülkemize Balkanlar`dan giriş yapıyor ama bu sistemleri daha çok Sibirya soğukları olarak isimlendiriyoruz. 1987 yılındaki sisteme baktığımızda yine Doğu Avrupa üzerinde büyük bir alçak basınç alanının oluştuğunu görüyoruz.
Kandilli Rasathanesi verileri 1911 yılından bu yana kayıt altında. Bu verilere göre sıcaklık son 100 yılda bir derece arttı. Sıcaklığın bir derece artmış olması kuvvetli kar fırtınalarını engelleyebilir mi?
Hüseyin Toros, kara kışların farklı parametreler bağlı olduğunu söylüyor.
Hüseyin Toros: İklim değişikliği kısmen engellese de eğer gelen sistem çok kuvvetli ise sıcaklık her ne kadar bir derece artmış olsa bile, İstanbul gibi büyük şehirlerin her zaman yoğun kar yağışı alma ihtimali vardır. 2020 yılı son derece sıcak geçti. Ülkemiz en sıcak 3`üncü yılı 2020`de geçirdi. Ama bununla beraber ocak ayında İstanbul beyaza büründü. İklimdeki salınımlar göz önüne alındığında, bundan sonraki süreçte de bu tür kuvvetli kar yağışlarının olma ihtimali her zaman var.
Hüseyin Toros şubat ayına ilişkin hava tahminlerini de anlattı. Toros, Meteoroloji Genel Müdürlüğü açıklamalarının yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Hüseyin Toros: Şubat itibarıyla daha çok sıcak bir hava kütlesi ile karşı karşıyayız yani daha çok güneyli hava hareketleri var. Ama Atlas Okyanusu`nda oluşan sistemlere baktığımız zaman Sibirya yüksek basınç alanları veya İzlanda alçak basınç alanları gibi ülkemizi etkileyen sistemlere baktığımız zaman, yeni yeni sistemlerin oluştuğunu ve bunların da dalgalar halinde hareket ettiğini görüyoruz. Ülkemizde daha çok batılı sistemler hakim. Sıcak hava hareketlerinin cuma gününe kadar devam ettiğini görüyoruz. Tahminlere göre cumartesi günü rüzgar yön değiştirecek.
Hüseyin Toros: Rüzgarın yön değiştirmesiyle beraber kuzeyden soğuk havaların, Sibirya soğuklarının gelmesi muhtemel. Dolayısıyla önümüzdeki cumartesiden itibaren kuzeyli havaların hakim olması ve ondan sonraki hafta da bu sistemin hakim olması durumunda ülkemiz soğuk bir hava sistemiyle karşı karşıya kalabilir. Pazartesinden itibaren ülkemizin bir çok noktasının 0 derecenin altına doğru düştüğünü görebiliyoruz.
Hüseyin Toros: Sıcaklığın bir kaç dereceye kadar düştüğünü hatta 0 dereceye yaklaştığını görüyoruz. 10 - 15 derecelik düşüş yaşanabilir. Hazırlıklı olmak ve Meteoroloji Genel Müdürlüğünün tahminlerini takip etmek gerekiyor. Geçmişte kara kışlar yaşandı. Bundan sonraki süreçte de yaşanabilir.
Yükleniyor lütfen bekleyiniz