Gümüşhane, adını değerli bir madenden alan tek şehir.
Binlerce yıldır madencilik yapılan kentte faaliyet gösteren 3 ayrı maden firması ve yüzlerce maden işçisi bulunuyor.
Yerin metrelerce altında gece-gündüz demeden çalışan madenciler “Burası bizim için diri diri mezara girdiğimiz bir yer. Ama bir o kadar da cennetin kapısı diyebiliriz. Biz burada alın terimizi, haklı kazancımızı ailemize helal ekmek yedirmenin onuru ve gururu ile çalışıyoruz” sözleriyle durumlarını özetliyor.
Geçtiğimiz yıl 4 Aralık Madenciler Gününde yer altında çalıştığı sırada babasının vefat haberini saatler sonra yer altından çıktıktan sonra öğrenen 10 yıllık maden işçisi Salim Uğur Harmancı bu işçilerden sadece birisi.
“Madenden çıktıktan sonra babamın ölüm haberini aldım”
“Madenden çıktıktan sonra babamın ölüm haberini aldım”
Geçtiğimiz yıl 4 Aralık Madenciler Gününde babasının vefat ettiğini buğulu gözlerle anlatan Harmancı, “O yüzden bugünü kutlayamıyorum. Bizim kaderimiz bu devam edeceğiz çalışmaya. Ben geçen yıl 4 Aralık Madenciler gününde madenden çıktıktan hemen sonra babamın ölüm haberini almıştım. Madencilik zor ama kutsal bir meslek. Ben işimi severek yapıyorum. Hayat bir şekilde devam ediyor. Şartlar bunu gerektiriyor” dedi.
Aynı firmada 8 yıldır makine operatörlüğü yapan Fırat Alkaç ise hem Gümüşhane’nin hem de ülkenin ekonomisine yer altı zenginliklerinden çıkardıkları madenlerle fayda sağlamış olmanın haklı gururunu yaşadıklarını söyledi.
“Madenciler karanlığın aydınlık yüzleri”
“Madenciler karanlığın aydınlık yüzleri”
Ülke gündemine dair birçok konudan yer üstüne çıktıklarında haberleri olduğunu söyleyen Fırat Alkaç, “Ülkemiz içinde ekonomik olarak bir gelir kaynağımız olan madenimiz Gümüşhane’ye de sağlamış olduğu istihdamın bir parçası olduğumuz için mutluyuz. Dünyadaki Türkiye’deki, Gümüşhane’deki bütün madencilerin maden gününü kutluyoruz. Kazasız belasız iş güvenliğine dikkat ederek hep birlikte güzel günlere karanlığı aydınlığa çıkaracağımıza inanıyoruz. Burası bizim evimiz. Evimizi bırakarak buralara geldik. Burası bizim için diri diri mezara girdiğimiz bir yer. Ama bir o kadar da cennetin kapısı diyebiliriz. Biz burada alın terimizi, haklı kazancımızı ailemize helal ekmek yedirmenin onuru ve gururu ile çalışıyoruz. Ama içeride dışarısı ile tamamen iletişimin kopuk olduğu, içeride bambaşka bir hayatın başladığı bir serüven tünelin içerisi. Madencilere karanlığın aydınlık insanları yada karanlığın aydınlık yüzleri diyebilirim. Yeri geliyor dışarısı ile hiçbir bağlantımız yok hastamızın, yakınımızın sağlığını veya olası bir durumu içeride iken duyabiliyoruz. İçerisi bizim için bambaşka bir dünya ,bambaşka bir hayat ve bambaşka bir coğrafya. Herhangi bir sorunda gerekli birimler anında olay yerine intikal ediyorlar, sağlıkla ve güvenle ilerliyoruz. Her şey sıralı sistemli ve kayıtlı. Bir işçinin yer altında en ücra noktaya gittiğinde dahi yukarıdaki personelin kesinlikle bu konuyla ilgili bilgisi oluyor. Tamamen şirketle koordine bir şekilde çalışıyoruz" dedi.
Yükleniyor lütfen bekleyiniz