ABD, Irak`taki Baas rejimi lideri Saddam Hüseyin`in çeşitli gerekçelerle görevden alınması için 1990`dan itibaren büyük bir hazırlık içine girdi. İşgalden önce 13 yıllık bir ambargonun uygulandığı Irak, hem ekonomik hem de yaşam standartları konusunda büyük tahribatlar aldı.
Uluslararası hukuk çiğnendi
Uluslararası hukuk çiğnendi
Ambargodan sonra ise yine ABD ve ona destek veren İngiltere, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi`nin (BMGK) kararını beklemeden Irak`ı işgal etmek için düğmeye bastı. BMGK`nin devre dışı bırakılması nedeniyle uluslararası hukuk da çiğnendi.
Irak`a "istikrar ve demokrasi" getirileceği vaadedilen operasyona da "Irak`ı Özgürleştirme Operasyonu" adı verildi. Ancak bu askeri müdahale yüz binlerce sivilin hayatını kaybetmesi, milyarlarca doların harcanması ve son olarak terör örgütü DEAŞ`ın ortaya çıkmasına zemin hazırladı.
13 yıllık ambargoda 500 bin çocuk hayatını kaybetti
13 yıllık ambargoda 500 bin çocuk hayatını kaybetti
Irak`ta 13 yıl boyunca uygulanan ağır ambargo nedeniyle kötüleşen ekonomik durum, halkın hayat standartlarını dramatik bir şekilde aşağıya çekti, ülke altyapısı büyük zarar gördü, vatandaşlara yönelik hizmetlerde ciddi aksamalar meydana geldi.
BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), 1993 yılında yayımladığı raporda, ambargo sonucu ülkedeki açlık oranının çok yüksek bir seviyeye ulaştığı uyarısında bulundu. FAO, 1995`te yayımladığı raporda ise yarım milyon Iraklı çocuğun dayatılan ambargo nedeniyle açlık ve kötü yaşam koşullarından hayatını kaybettiğini duyurdu.
Savaşın faturası sivillere kesildi
Savaşın faturası sivillere kesildi
18 Aralık 2011`de son bulan ve ülkeyi kanlı bir kaosa sürükleyen işgal, sayıları net olarak bilinmemekle birlikte binlerce sivilin hayatını kaybetmesine, çok daha fazlasının göç etmesine yol açtı.
Irak Sağlık Bakanlığı`nın verileri üzerinde çalışma yapan bağımsız "Iraqcountybody" organizasyonuna göre, Irak`ta 2003-2011 yılları arasında çatışmalardan kaynaklı yaklaşık 120 bin sivil hayatını kaybetti.
İşgal gölgesindeki siyasi gelişmeler ve sonrası
İşgal gölgesindeki siyasi gelişmeler ve sonrası
ABD öncülüğünde 2005 yılında yapılan siyasi anlaşmayla Başbakanlık Şiilere, Meclis Başkanlığı Sünnilere, Cumhurbaşkanlığı makamı ise Kürtlere verildi.
Nuri el-Maliki, 22 Nisan 2006`da Başbakan seçildi. Sünniler başta olmak üzere Kürtlerin eleştiri oklarının hedefi haline gelen Maliki, görev süresinin dolduğu 2014`e kadar mezhepçi yaklaşımıyla ağır tepkiler aldı.
Bağdat`ta Saddam döneminde Sünniler hakimiyeti elinde tutarken, Maliki döneminde ise dengeler tam tersine döndü. Saddam`ın devrilmesiyle büyük bir yalnızlık ve sahipsizlik hisseden Sünniler belki de bu işgalin en büyük faturasını ödedi.
Irak`ta üçüncü unsur olan Kürtler ise ABD öncülüğünde 2005`te hazırlanan anayasa ile Erbil, Süleymaniye ve Duhok vilayetlerinden oluşan bölgede Irak Kürt Bölgesel Yönetimi`ni (IKBY) ilan ettiler. IKBY`deki siyasi ve güvenlik istikrarından dolayı Kürtler, uzun yıllar boyunca Irak`ın en çok gelişen ve yıldızı parlayan tarafı olarak gösterildi.
DEAŞ`ın ortaya çıkması ve 5 milyon iç göçmen
DEAŞ`ın ortaya çıkması ve 5 milyon iç göçmen
ABD`nin 3 yıl öncesinde terk ettiği Irak`ta büyük yıkımlara yol açan DEAŞ, ülkenin üçte birine tekabül eden Musul, Enbar ve Salahaddin vilayetleriyle Diyala ve Kerkük`ün bir kısmında hakimiyet sağladı.
Irak Başbakanı Haydar el-İbadi, 18 Aralık 2017`de bilançosu çok ağır olan askeri operasyonlar sonucu DEAŞ`ın ülkedeki varlığının ortadan kaldırıldığını duyurdu.
Örgütün varlığından dolayı çoğunluğu Sünnilerden oluşan 5 milyonluk bir iç göçmen dalgası yaşandı. Musul, Enbar ve Salahaddin vilayetlerinde bedeli 80 milyar doları bulan büyük yıkımlar meydana geldi. Bunun yanında on binlerce sivil hayatını kaybetti.
Ekim 2019`da ise işsizlik, yolsuzluklar ve kamu hizmeti yetersizliği nedeniyle Bağdat ve güney vilayetlerde geniş çaplı halk gösterileri patlak verdi.
Protestolar, dönemin Başbakanı Adil Abdulmehdi hükümetinin istifa etmesine neden oldu. Abdulmehdi yerine Irak İstihbarat Servisi Başkanı Mustafa el-Kazımi başkanlığında hükümet kuruldu. Bu hükümet göstericilerin taleplerine karşı 10 Ekim 2021`i erken seçim tarihi olarak belirledi.
ABD`li 4 binden fazla asker hayatını kaybetti
ABD`li 4 binden fazla asker hayatını kaybetti
İşgalin sona erdiğini duyuran dönemin ABD Başkanı Barack Obama, 21 Ekim 2011`de yaptığı açıklamada yaklaşık 9 yıllık süre zarfında 1 milyona yakın ABD`linin görev yaptığı Irak`ta 4 bin 400 askerin hayatını kaybettiğini, 32 bininin yaralandığını ve 1 trilyon dolardan fazla paranın harcandığını açıkladı.
ABD`nin halihazırda 2 bin 500 askeri Irak`ta
ABD`nin halihazırda 2 bin 500 askeri Irak`ta
ABD Savunma Bakanlığı`ndan Aralık 2017`de yapılan açıklamaya göre, ülkenin çeşitli bölgelerinde askeri üsleri yer alan ABD`nin Irak`ta yaklaşık 5 bin 200 askeri bulunuyordu.
Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih ise, iki gün önce bir televizyon kanalına verdiği röportaj sırasında ABD ve diğer yabancı askerlerinin sayısının 2 bin 500 olduğunu açıklamıştı. ABD askerleri doğrudan çatışmalara girmek yerine daha çok askeri danışman statüsünde görev yapıyor.
Yükleniyor lütfen bekleyiniz