• Ankara
  • İMSAK

  • GÜNEŞ

  • ÖĞLE

  • İKİNDİ

  • AKŞAM

  • YATSI

Ankara
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İçel (Mersin)
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kahramanmaraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Osmanlı'da Ramazan sofralarının baş tacı; et yemekleri

Osmanlı mutfağı zengin tarifleriyle adından yüzyıllar sonra da söz ettirmeyi başarıyor. Osmanlı mutfağı denildiğinde ise akla ilk olarak, et yemekleri geliyor.

18 Mayıs 2018 Cuma 10:11

Osmanlıda Ramazan sofralarının baş tacı; et yemekleri

Çeşit çeşit et yemekleriyle tatlıların öne çıktığı Osmanlı mutfağı, Ramazan'da zengin tarifleriyle sofralarda yerini alıyor.

Osmanlı mutfağı denildiğinde akla ilk gelen yemeklerin başında etle hazırlanan tarifler bulunurken, tatlılar da zahmetli yapımları ve eşsiz lezzetleriyle ayrı bir yer tutuyor.

"Osmanlı'da Ramazan hazırlıkları bir ay önceden başlardı"

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elvan Yılmaz Akyüz, dünyanın sayılı mutfaklarından biri olan Türk mutfağının, Osmanlı Devleti'nin geniş bir coğrafyada farklı kültürleri içinde barındırmasına paralel olarak gelişip, zenginleştiğini söyledi.

Akyüz, Osmanlı'da mutfağın çok önemli olduğunu ve Ramazan'da kurulan sofraların da ayrı bir yeri olduğunu anlattı:

"Osmanlı'da Ramazan için bir ay öncesinden hazırlıklar başlar, iftar ve sahur sofralarında yer alacak iftariyelikler, erişte, reçel, turşu, pastırma ve kuru meyveler hazırlanır, kilerlerde saklanırdı. Sofraların adabı, sofralarda neler olacağı, sahura kadar geçen süre, özellikle İstanbul'da kurallarla belirlenmişti. Sahurda tok tutması için susuz et yemekleriyle pilav, erişte gibi kuru yemeklerin ardından muhallebi gibi sütlü tatlılar, komposto, hoşaf veya şerbet tüketilirdi. Meydanlardaki çeşmelerden ve sebillerden tüm Ramazan boyunca şerbetler akardı. Evlerde verilen iftar yemeklerinde zengin fakir ayrımı olmamasına özen gösterilir, aynı yemeklerin bulunduğu 3 sofra geleneği ile misafirler ağırlanır, bir arada oruçlar açılırdı."

"Kadayıf, sadece valide sultan ve padişah için hazırlanırdı"

Doç. Dr. Akyüz, Osmanlı döneminde mutfak kültürünün, saray ve halk mutfağı olmak üzere ikiye ayrıldığını hatırlatarak, "Saray mutfağı, halk mutfağından daha gösterişli olsa da ikisi de lezzet ve çeşit bakımından çok zengindir. Gelen misafirlere yemekleri beğendirebilmek ve onları en iyi şekilde ağırlayabilmek için çok çaba harcanır, özen gösterilirdi. Bu da yeni ve çok çeşitli yemek reçetelerinin oluşturulmasını sağlamıştır" dedi.

Akyüz, Osmanlı'da iftarın zemzem suyuyla açıldığını, sonrasında hurma, zeytin, pide ve iftariyeliklerin tüketildiğini, akşam namazından sonra da yemeğe geçildiğini şu sözlerle anlattı:

"Yemek, terbiyeli veya et sulu bir çorbayla başlar, et yemeği çeşitleri, pilav, çeşitli sebze yemekleriyle devam eder ve mutlaka tatlı ile tamamlanırdı. Saraylarda en önemli başlangıç yemeği, yapımı 3-3,5 saat süren soğanlı yumurtaydı. Osmanlı döneminde et yemekleri ve pilav kadar tatlı da ayrı bir öneme sahiptir. Kadayıf, yapımının zorluğundan ötürü sadece valide sultan ve padişah için yapılan özel bir tatlıydı. Aynı şekilde zerde tatlısı da sadece sarayda tüketilirdi. Ramazan deyince tatlı olarak ilk aklımıza gelen güllaç, o dönemde de Ramazan'da tüketilir, baklava ve helva gibi tatlılar da sofralarda yer alırdı."

Kaynak: AA